Related Posts with Thumbnails

Nereye Gidiyoruz

14 Kasım 2011 Pazartesi


Futbol tarihimizin ilk yıllarını çok hızlı akan siyah-beyaz videolar ve fotoğraflarla hatırlarız. Bugün geriye doğru baktığımızda çok fazla yol aldığımızı söylemeliyiz. Ancak yine de EURO 2012 Play-off maçında Hırvatların bozgununa uğramamızı unutamayacağız. Aslında Türk futbolu için her şey 20 Haziran 1984’te Paris’te oynanan Batı Almanya-İspanya maçının 90.dakikasında İspanyol savunmacı Antonio Maceda’nın 90.dakikada attığı kafa golü ile başladı. Bu golle Almanlar Avrupa Şampiyonası dışında kalmış ve Jupp Derwall işsiz kalmış Türkiye’nin yolunu tutmuştu. Hikayenin devamı malum; çim sahalar, gurbetçi futbolcular, evrim geçiren Türk futbolcular (çalışma şekillerinin değişmesi), yeni antrenman programları… Özgüven kazanan Türk futbolu bugün ulusal takımı ve kulüp takımlarıyla Avrupa’nın çantada keklik görmediği ve Onlardan kupalar, dereceler alan bir güç. Hikayemiz her zaman iş yapacak türden ancak bugün geldiğimiz noktada futbolda tam anlamıyla bir çöküntü yaşıyoruz. Jose Mourinho İngiltere’ye geldiğinde ben 10 milyon teknik direktör olan bir ülkeden geldim demişti. Bizim de 73 milyon teknik direktörümüz var malum. Mesele Hiddink, Fatih Terim, Ersun Yanal ya da Abdullah Avcı’dan daha geniş kanımca. Dizilişler, alınan ve alınmayan oyuncular, primler, statlar kendimize çok malzeme çıkarırız. Türk futbolu için asıl tehlike EURO 2012’ye gidememek değil 4 yıldır kabus gösterttiği Hırvatistan’a kendi topraklarında karşılık bile verememesidir. Futbol ruhumuz çalındı. Sancağı alınan ordu gibiyiz. Dünyanın en iyi savunmacısı ya da golcüsünü yetiştiremediğimize ve bugüne kadar yaptıklarımızı da bilinen kadrolarımızla yaptığımıza göre ihtiyacımız olan şey ortaya çıkıyor. Bugün dünya üzerinde Hollanda – Almanya, Arjantin-İngiltere, Rangers-Celtic  gibi maçlar kesinlikle sadece saha içinde oynanmıyor. Bu maçlar bir protesto, bir başkaldırı, bir isyan. Şanlı bir tarihe sahip bir ulusun böyle hikayeler çıkarması zor olmasa gerek. Sahaya çıkan Türk mevkisini, formunu değil karşısındaki rakibi nasıl görmesi gerektiğiyle mücadele ederse 73 milyon taraftara sahip olur. Gascoigne gibi bir futbolcunun bir İngiliz halk kahramanı olmasının ardında, sarı kart görüp final maçında ülkesini yalnız bıraktıktan sonraki gözyaşları yatar. Evet Hırvat topları ile yıkılmıştı Mostar köprüsü, İzmir’de Yunanlılar denize döküldü. Tenha dağlarda şehit edilenlere yardım edenler malum. O halde bundan sonra yapacaklarımız da malum. Yoksa bir 60-70 yıl daha nereye gidiyoruz diye sorarız kendimize. 


0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP