Related Posts with Thumbnails

Real Madrid kaybediyor....

18 Ağustos 2011 Perşembe

Süper kelimesinin dilimizdeki anlamı; Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan. Barcelona Süper kupayı tam da bu anlama layık şekilde kazandı. Skor 3-2 olarak tarih kitaplarına geçse de Barcelona sahada nitelik, nicelik ve derece bakımından üstündü. Iniesta'nın ayağından gelen ilk gole mi bakmak gerek ? Messi'nin bilgisayarla animasyon çizer gibi attığı ara pasa mı ? Pique'nin altı Real Madrid'liyi oyundan düşüren topuk pası mı, Messi'nin saliseler süren bitirişi mi sizi hayran bıraktı ? Sahanın sağ tarafına örgü örer gibi paslaşmalar sonrası atılan 3.gol en çok Messi'ye mi yakıştı ? Arsenal'de 6 sezonda göremediğini Barcelona'da 20 dakikada gören Fabegas, Tüm enerji ve gayretiyle Pedro, Xavi... Real Madrid cephesinde ise nerdeyse karambol ile bulunan iki gol... Orta sahası yine ağır, forveti yine beceriksiz, Ronaldo'su yine en etkili ismi.. İspanyolca bilmiyorum ama 2-1 biten devre sonrası Real Madrid sahaya çıkarken Casillas soyunma odası önünde arkadaşlarına hiç de hoş şeyler söylemiyordu! Barcelona futbolun başka bir boyutunu oynuyor. Bu futbolun teknik taktik analizini yapacak yeterlilik çok az insan da vardır zira bu yeterlilik tek bir insandan değil bir camiadan oluşuyor. Hani takımım kaybetsin ama böyle oynasın diyeceğiniz türden bir oyun bu. Real Madrid sınırlı kadrosu yetenekli hocası ve isimleri ile yine sonuca gidemedi. Barcelona ilk kez üç yıl arka arkaya Süper kupayı alıyor bu rekor daha önce Real Madrid'e aitti. Real Madrid'de kaleler bir bir yıkılıyor. Dahası ne Barcelona ilk kez kazanıyor, ne Real Madrid ilk defa kaybediyor ancak maç içinde Pepe ve Marcelo ağırlıklı terör saldırıları güzel futbola vurulan bir darbedir. Dün gece maçı izleyip ortamı geren oyuncularının yarattığı kargaşada rakip takım yardımcı antrenörünün kulağını çeken, gözüne parmak sokan adam Jose Mourinho kaybediyor... Maç sonunda Jose Mourinho, Pepe ve Marcelo'ya övgüler yağdırıp hakemi hedef adam yapıyor.. Real Madrid kaybediyor... Maç kaybetmek, kupa kaybetmek telafi edilebilir ama Jose Mourinho ve Real Madrid'in kaybettikleri kolay kolay telafi edilemez Hele de milyonlarca insanın aklında Messi'nin Battalgazi gibi destan yazdığı bir akşam sonrası... 

Read more...

Romelu Lukaku'nun rüyası


Üstad Necip Fazıl ''Gördüğüm, değildi bildiğim dünya'' diye yorumlamış rüyayı. Uykunun kimi zaman en tatlı kimi zaman en korkunç anıları. Romelu Lukaku henüz 18 yaşında ve Chelsea'ye transfer oldu. Babası eski adıyla Zaire yeni adıyla Demokrotik Kongo Cumhuriyeti'nin milli oyuncusu apoletli. Lukaku, Anderlecht forması giyerken daha 16 yaşında okul gezisi ile Stamford Bridge'e gelir. Hatta futbolla da ilgisinden ötürü bu ziyaret okul yönetimi tarafından video'ya da alınır. Kayıtlarda Lukaku tribünleden Stamford Bridge'i izlerken '' bana bir top verin burada 5 saat hiç yorulmadan oynarım'' diyor. '' Eğer bir gün bu sahada top oynarsam eminim ki annem babam tribünde ağlıyor olacak çünkü bunu yapmaları için sadece buraya gelmem gerek'' diye rüyalara dalıyor. Bu kısa ziyaretin sonunda Lukaku tüm okul çıkmasına rağmen tribünden boş sahayı izlemeyi sürdürürken gözüküyor.Hocası geliyor ve ''Lukaku hadi uyan rüyadan'' diyor. Lukaku son sözü söylüyor... '' Bir gün Chelsea forması ile Stamford Bridge'e çıkacağım''... Daha da ötesi Chelsea'ye geçtikten sonraki ilk sözleri; '' 10 yaşımdan beri burada oynamayı hayal ediyorum. Drogba, Lampard Terry gibi oyunculara el sallamak istiyordum bu rüyalarımın gerçeğe dönüşmesi'' 

Read more...

Classico

15 Ağustos 2011 Pazartesi


İspanya Süper Kupası'nın iki ayaklı oynanıyor olması muhtemelen ilk kez garip gelmedi bizlere. Neticede daha geçen yılın beş El Classico'sunu sindirmeye çalışıyorduk ki yeni sezonun iki El Classico ile açılacak olması ne kadar şanslı bir kuşak oluşumuzu bizlere hatırlattı.

 
Barcelona parçalar diye düşünenler Mesut'un attığı gol sonrası geçen ilk 15 dakika sonunda 5-0'lık maçın rövanşı düşüncesine sahip oldular. Zira Barcelona parçalamak bir yana arka arkaya pas yapamayacak kadar etkisizdi. Real Madrid iştahlı ve istekli olmasına rağmen Mourinho'nun kaderi 2-3 futbolcu performansına bağlıydı. Real Madrid'i bu kadar diri, Barcelona'yı ise bu kadar etkisiz ve eksik görünce bu kez oldu diyen Real Madrid'liler ise henüz ilk yarı bittiğinde hayal kırıklığına uğradı. Villa'nın enfes golü ve son dakikalarda Messi'nin Ramos'tan sekip iki Madrid'liyi ipe yazması sonucu attığı gol. İşte bu iki gol maç sonunda bakıldığında Barcelona'nın tek etkili aksiyonları oldu ve Casillas kalesinde üçüncü kez tehlike görmedi. Ancak o goller Real Madrid'in hevesini kursağında koymaya yetti. Barcelona'ya karşı zaten etkisiz olan Real Madrid orta sahası, Xabi ve Khedira ile iyice hantallaştı. Pepe yine kasaplığa soyundu. Her şeye rağmen Ronaldo-Messi dışında Real Madrid'te Fabio Coentrao, Carvalho, Mesut maça sonuna kadar asıldılar. Sanchez Barça'da çizgide gelecekteki potansiyelini hatırlatsa da Barcelona Pedro'yu da aradı. Maç sonundaki genel kanı Real Madrid bu kadar kötü gününde yakaladığı eksik Barcelona'yı da yenemiyorsa tespitinin yanına parantez içinde Real Madrid Barcelona'yı futbol oynayarak, mücadele ederek oynatmadı yazmak yerinde olacaktır. Rövanş maçında Barcelona kadro alternatifini alacak ki devre arası açıklanan Fabregas bile sahada olabilir. Real Madrid ise sadece formayı değiştirip deplasman forması giyebilir. An itibariyle Jose'nin elinde bu imkan yok, Kaka'da ise gönlü yok.. Sonuç Süper kupa süper bir rövanş ile Nou Camp'da kalacak gibi bu durum da artık bir Classico olmak üzere...

Read more...

İşte Premier lig bu !


13 Ağustos'da başlayan Premier ligin 2011-2012 sezonu ilk golünü, sezonun ilk penaltısını kaçıran Luis Suarez kaydetti. Premier lige bu yıl iddialı başladı Liverpool. Takım oyuncusu tabiri kullanabileceğimiz oyuncuları kattı kadrosuna. Charlie Adam gibi. Sunderland önünde erken gol ile moral buldular ancak maç anında bir anket yapılsa Anfiel Road'da takımın şampiyon olacağı sonucu çıkmazdı. Sunderland ilk yarı boyunca hiç etkili olamadı. Zaten son 10 Liverpool maçında sadece 3 gol atabilmişlerdi ki bu 3 gol de Darren Bent'den gelmişti. Ancak ikinci yarı toparlandılar ve harika bir gol sonucu Sebastian Larsson skoru 1-1 yaptı. Liverpool gol sonrası yine Kuyt'a sarıldı ama maçı kurtaramadı ve Liverpool yine gülemedi.

Arsenal yeni sezona St. James Park'da merhaba dedi. Fabregas'sız çok maç oynadı bu takım ama onun külliyen olmadığı bir anda sıradan bir EPL takımı gibiydiler. Geçen yıl 30 dakikada skoru 0-4 yapan sonra o maçı 4-4'e getiren ruh halindeydiler. Çabaladılar gol bekledikleri yeni transfer Gervinho kırmızı kart gördü ve sonuç olarak Arsenal tatsız tuzsuz bir futbol ile 0-0 berabere kaldı. Wenger Jagielka'yı düşünüyor. Soyunma odasında daha çok yıldız olmalı diyen Nasri'nin de gitmesi an meselesi. Wenger'in en zor yıllarından birisi olacaktır bu yıl. Acilen bize yeni bir Fabregas, Van Persie sunması gerek yoksa Arsenal artık popülerliğini de kaybetmek üzere.

Chelsea'nin sezona 5-6 hatta 7-8 gol atarak başlamasına alışkınız. Bu kez yeni bir hoca ile başladılar lige Andre Villas Boas kendisini ispatlamış bir hoca buraya EPL'nin yanı sıra CL'yi almaya geldi burası bir gerçek. Ancak Chelsea'nin en güçlü bölgesi aslında en zayıf noktası. Orta saha.... Her şeyin sonunda orada ayakta kalan tek isim Lampard oluyor. Ramires ve Mikel oraya çare olamadılar. Stoke karşısında sert futbola boyun eğdiler. Stoke City bildiğimiz gibi Tony Pulis'in takımı hala taçtan gol atmayı deniyor. Takımın fizik gücü çok yüksek bu da Chelsea'ye yetti. Eridi gitti tüm çabaları. Chelsea geçen yıl olduğu gibi gittikçe oturan ve ivmesini arttıran bir ekip olabilir ancak geçen yıldan en az bir adım daha ileri gitmeleri şart yoksa sene sonunda dejavu yaşayabilirler.

Manchester United bizlere Community Shield maçında M.City'nin bu sezon neler yapabileceğini de, neler yapamayacağını da gösterdi. EPL'ye ise ilginç bir deplasmanla başladılar. Geçen sezon evinde 18'de 17 yapan United'a tek çelme West Bromwich Albion'dan gelmişti. Bu kez United işi sıkıya almış ve ilk 10 dakika abluka altına almıştı WBA kalesini bir klasik olarak Rooney ile golü de buldular. Ancak De Gea CS maçından sonra bir hatalı gol daha yedi ve maç bir anda 1-1'e geldi. Vidic ve Ferdinand da sakatlanıp çıkınca sezona 3 puanla başlaması zora girdi. Burada da bir United ve EPL klasiği devreye girdi ve Ashley Young ile United son dakikalarda öne geçti ve maçı 1-2 kazandı. Ferdinand 6 hafta yok. Ferguson maçın en talihsiz adamı De Gea için ''O daha çocuk öğrenecek ve üstesinden gelecek, bugün 20 yaşındaki De Gea'yı eleştirenler zamanında Schmeichel'i da ilk maçlarında eleştirmişti ancak sonradan onun tüm zamanların en iyi kalecilerinden biri olduğunu izledi''. Sir dediyse bize beklemek düşer. Ancak De Gea'yı anlamak kolay. La Liga'dan sonra gelip burada oynamak herkesin uzaktan goller attığı tempolu oynadığı bir maçı takip etmek,, 2-0 geriye düşüp Evans ile Cleverley ile Smalling ile maç çevirmek çok da alışık olmadığı şeyler olsa gerek.

Özetle Premier lig'de başlangıç ışıkları geçen yılı işaret etti ve işte Premier lig bu dedirtti.








Read more...

Robbie Keane Amerika'da


Robbie Keane Premier ligi takip edenler tarafından her zaman sevilen ve izlenmesi zevk veren bir oyuncuydu. İrlandalı bir yıllık kötü İnter macerası dışında hep Premier ligde yer aldı ancak Tottenham onun evi gibiydi. Liverpool'a flaş gidiş - gelişi de oraya olmuştu. En güzel gollerini ve en güzel günlerini orada geçirdi. Teklif olmasına rağmen Premier ligde kalmayıp Amerika'yı tercih etmesi artık 'azıcık aşım kaygısız başım' moduna geçtiğini gösteriyor. Baskısız bir futbol ve Amerika... LA Galaxy 3 milyon dolara transferi bitirmiş. Artık Beckham ile takım arkadaşı. Artık 31 yaşında olan Keane 549 üst düzey maçta 210 gol atarak muhtemelen Avrupa kariyerini bitirdi. 2008'de evlenmiş, 2009'da bir oğlu olmuştu Amerika'daki sezon takvimine bakınca artık eşine ve oğluna ayıracağı daha bol zamanının olacağını ve Avrupa'ya tatil için sık sık geleceğini söylemek yanlış olmaz. Futbolda aktif emeklilik ikiye ayrıldı. Hayatını yaşayıp futbol oynamak isteyenler Amerika'ya, Büyük para kazanmak isteyenler Katar'a....

Read more...

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP