Related Posts with Thumbnails

Nefret edilen futbolcular

20 Kasım 2010 Cumartesi

Bir futbolcudan nefret etmek için iyi bir nedeninizin olmasına gerek yoktur. En basit yolu rakip takımda oynuyor olmasıdır. Sizin takımınıza attığı gol, attırdığı gol, oyunu, maç içindeki davranışları, beyanatları sizi çılgına çevirmeye yeter ve nefret edilen futbolcular listenize eklersiniz ilgiliyi. Nefret edilen futbolcular listesinin birde benzin döküp yakılası futbolcular versiyonu vardır ki, Materazzi, Van Bommel, De Jong gibi futbol kasaplarının bu listede özel yeri vardır. Bilgiye ulaşmak günümüzde çok zor değil bu bakımdan ''insanlık dışı fauller'' konulu küçük bir araştırma yaparsanız bu üçlünün başını çektiği bir liste çıkar karşınıza. Futbolcudan nefret etmenin bir diğer yolu ise o futbolcunun rakibinize transfer olmasıdır. İlgili futbolcu rakip takıma imza attığı gün listeye eklenir ve özel nefret ve kin güdülerinden nasibini alır. Ülkemizde en son örneği Tümer Metin'di. Neyse ki Tümer kişiliği ile hala her iki camianın da sevdiği futbolcular arasında yer alıyor ancak bu büyük bir kesimin ondan nefret etmesini de değiştirmiyor. İngiltere'de haftanın maçı bir derbi. Kuzey Londra derbisi. Arsenal ve Tottenham 20.11.2010 Cumartesi günü kozlarını paylaşıyorlar. Maçı ilginç kılan ise İngiltere'nin diğer 3. Londra takımı olan Chelsea'nin de formasını giyen Gallas'ın yalnızca 6 ay önce Arsenal forması giyiyor olması. White Hart Lane'de hoş karşılanmayan bu durum Emirates'de Arsenal'li taraftarlarca da hoş karşılanmayacaktır. Gallas'ın nefret edilen futbolcular listesine girip girmeyeceğini kestirmek zor değil. Arsenal'li taraftarların Chelsea'ye geçen Ashley Cole'un adından esinlenerek besteledikleri ağır tezahürat buna bir örnek. Şimdi nefret edilen futbolcular listesinin en bilinen örneklerini hatırlayalım.

Sol Campbell
Campbell 9 yıl Tottenham'da forma giydikten sonra 2001'de Arsenal'e bedelsiz olarak geçmiş ve İngiltere'de o dönemde futbolun en büyük hainleri listesinde 1.olarak gösterilmişti. Robert Pires'in golüyle 0-1 önde götürdükleri bir maçta son saniyelerde Gustavo Poyet ile yedikleri beraberlik golü Campbell'ın moralini bozmuş maç sonunda White Hart Lane'de Tottenham taraftarlarıyla esaslı bir tartışma yaşamıştı.

Luis Figo
Luis Figo 2000 yılında Real Madrid'e imza attığında adeta yer yerinden oynamıştı. Sporting çıkışlı olduğu için bana hep C.Ronaldo'nun abisi izlenimi vermiştir. Figo Madrid'e geçtikten sonra başına gelecekleri bilecek kadar zeki biri olduğundan 2 yıl Camp Nou deplasmanlarından kaçtı. 3.yıl Camp Nou'ya çıktığında azaldığını düşündüğü nefret daha da büyümüş Figo'ya viski şişeleri devasa boyutta şampanya şişeleri yanı sıra sayısız yabancı madde atılmış hatta dünya futbol literatürüne en ilginç protesto olarak girecek bir hareketle domuz kafası atılmıştı.
Wayne Rooney
Rooney ilk golünü attığında yaşı 16'ydı ve o golü Arsenal ağlarına ünlü kaleci Seaman'a harika bir vuruşla atmıştı. Rooney'in büyük bir futbolcu olacağı o zamanlardan belliydi. Muhtemelen Everton'lılar onu kaybederlerse adresin Liverpool olmasından korkuyorlardı. Onları rahatlatan tek şey vardı. Genç Rooney'in şiar edindiği 'Bir kez mavi olduysan her zaman mavisindir' sloganıydı. Rooney ben mavi doğdum mavi ölürüm diyecek kadar sadakat gösterdiği Everton'dan 2004 yılı transfer sezonunun son gününde ayrıldı. Goodison Parkt'ta ona 'Bir zamanlar maviydin, Şimdi kırmızı. Bizim kalplerimizde ise her zaman ölüsün' diyorlar. Açıkçası birbirlerini sevmeyen ve nefret eden taraflar.
Ashley Cole
Birçoklarına göre Dünyanın en iyi sol bek oyuncusu. İngiltere'nin en iyisi olduğu açık. Onu listeye ekleyen ise 2006 yılında Arsenal'den Chelsea'ye geçmesi. Hem de Gallas'la takas edilerek. Her ikisi de huzursuzluk çıkarmış renklerini değiştirince rahatlamıştı. Arsenal taraftarları ona şiddetli nefret duygularını sunmaktan zevk alıyor. Şüphesiz onlar için listenin başında. Sadece taraftarlar değil Arsenal'i benimsemiş oyuncuların da nefret listesinde yer alıyor. Karşı karşıya oynadıkları bir maçta Fabregas'ın Ashley Cole'a attığı ve Fabregas'ın kariyerinde bir eşi olmayan ölümcül tekme hala unutulmadı.
Carlos Tevez
Büyüklerimizin, 'bizim oraların bir lafı var' diye başladığı cümleler vardır ya onlardan birisi de erkek olan birine söylenen 'Sen kadın olsan iki milleti savaşa sürüklersin' vecizesidir. Carlos Tevez tam da bu vecizeye müstehak bir oyuncu. Manchester United'dan ayrılma nedeni kesinlikle kendisine yapılan bir haksızlık değildi. Süre alamadığı için isyan etti. 'Bizi bırakma Tevez' kampanyası yapan taraftarlara şirin gözüktü ve ezeli rakip City'e imza attı. İmza atmakla kalmadı ilk karşılaştıkları maçta eski arkadaşlarına şiddetli tekmeler de attı. Tevez artık Old Trafford'un nefret tohumu. Her ziyaretinde Old Trafford onu şiddetle karşılayacak.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Kaliteli bir yazi degil....

Futbol Reisi dedi ki...

Keşke adınızı ve nedenini de söyleseydiniz ki bir faydanız olsaydı bloga... yaptığınız eleştirinin kalitesini anlayamadım zira.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP