Related Posts with Thumbnails

Trabzonspor 1-0 Beşiktaş : Etik

15 Ekim 2010 Cuma

Türkçe olmayan Fransızcadan dilimize giren bir çok alanda karşımıza çıkan bir kelime etik. Futbolda ne kadar bu yazılı olmayan etik kuralları devrede bazen anlamak zor. Trabzonspor'un 1-0 kazandığı Beşiktaş maçı hem her iki takım taraftarları hem de tarafsız gözler için ligimize göre seyir zevki yüksek bir maçtı. Schuster, klasik dizilimini tercih etmiş: Guti, Ernst,Aurelio'nun arasına Tabata'yı bile sürüyüyordu. Şenol Güneş ise orta sahada rakibini durdurmayı tercih etti. Colman ve Selçuk hatta Engin hep bu sebeple ofansif yönlerini ikinci plana ittiler. Rakibi ortadan delmek Trabzonspor'un maç öncesi düşüncesiydi. Trabzonspor adına Şenol Güneş'i ne kadar tebrik etsem az kalır. Devre arası teknik direktör takıma yarar getirmez kilişesini yıkan adam. Ligin şampiyonunu belirledi, iki kupa kazandı, Türk teknik direktörlerin ligtv'de yorumculuk yapıp iş beklemekten başka işe yaradıklarını ıspatlıyor bizlere. Mustafa Yumlu hareketini yaparken elbette amacı maçı onunla kazanmak değildi. Ancak Türkiye liginde hemen her teknik adam oraya Ceyhun'u düşünürken Şenol Güneş o bölgenin kadrodaki alternatifine güvendi. Kalbinin temizliği, çalışkanlığı ve iş ahlakı ona bu tercihi ile 12'den vurma şansı verdi.
Resim 1
Resim 1'de bir Trabzonspor atağını görüyoruz. Burada çizilen üçgen ile en ileri uçtaki Beşiktaş'lı oyuncu ile en gerideki Beşiktaş'lı oyuncu arasındaki mesafeyi görebiliyoruz. 20-25 metre arasındaki bu mesafe Beşiktaş'ın sene başından beri çalıştığı ve özellikle Rapid Wien deplasmanında üstüne düştüğü taktiksel bir konu. Bu konu Schuster'in her geçen gün takıma bir şeyler kattığı ve karşılığını görmenin güzel olduğu bir durum elbette. Pozisyonun devamında Trabzonspor gole yaklaşıyor ancak bu mesafe zamanla Schuster'in istediği noktaya gelince Beşiktaş Avrupalı takımların yaptığı bu önemli hamle ile oyununa kalite katacak. Bu karede resmin sol altındaki Beşiktaş'lı Tabata da bu disipline uymak için maç boyu ileri geri dinamo gibi çalıştı ve bir çok pozisyonda kademe yaptı. 
Resim 2
Yazıya etikle girdik devam edelim. Resim 2 orta sahada gerçekleşen bir hareket. Burak topla içe doğru katetmeye çalışıyor. O sırada karşısına Ernst geliyor, Burak topu geçiriyor ve sağ ayağını Ernst'in sabitlediği sol ayağına düzmece bir hareketle vuruyor. 
Resim 3
Resim 3'te de net görüldüğü gibi Ernst'in sabit ayağına sağ ayağını vuran ve kendini yere atan oyuncu eski bir Beşiktaş'lı Burak Yılmaz. Bu pozisyona hakem Kuddusi Müftüoğlu faul çalıyor ve 71'de Mustafa Yumlu ile Trabzonspor golü geliyor. Her ne kadar maçın skoru bu aldatmaca ve kurmaca faul ile ortaya çıksa da bu gol her iki takım açısından da maçın sonucuna çok etki etmedi. Esasında durum biraz farklı bu hareket skora etki etse bile yıllar sonra konuşulacak şey maçın skoru olacaktır. Tabi tek farkla o da bir futbolcunun etik kurallardan ne kadar yoksun olduğu. Bu ülkede bu tip çok oyuncu vardı ve hepsi Türk futbolundan silindi gitti. Yıllar sonra attıkları gollerle değil bu kurmaca hareketleri ile anıldılar. Arif Erdem dediğimizde Manchester'a attığı golü hatırlayanların iki katı çoğunluk kendisini ceza sahasında yere bırakışlarıyla hatırlar onu. Burak Yılmaz bu pozisyondan sonra sarı kart görebilir bir başka pozisyonda golü kendisi de atabilirdi. Ancak o emek çalma yolunu tercih etti. Muhtemelen Şenol Güneş kendisini uyarmıştır zira bu hareket onun takımına yakışmadı.
Resim 4
Resim 4 maçın en anlamsız anlarını gösteriyor. Bitime dakikalar kala Beşiktaş'ın kullandığı bir serbest vuruş dönüşünde Teofilo yanından geçen İbrahim Toraman'a yumruk attı. İbrahim Toraman üstüne yürüyünce de ikinci yumruğu attı. İkinci sarı karttan kırmızı kart gören Teofilo her ne kadar bu pozisyon neticesinde 2 kırmızı kart ve en az 2 veya 3 maç ceza alması gerekirken çift sarıdan dolayı cezasını hafifletmiş oldu. Etik kurallar burada da bir Kolombiyalı tarafından yerle bir edildi.
 Resim 5
İbrahim Toraman sert ve agresif oynar futbolu, bu karakterinden dolayı bir çok saçma faullere de başvurmuştur. Ancak karşısında etik kurallara uymayan Kolombiyalıya karşı yaptığı ise haklı iken haksız olma durumudur. Teofilo'dan iki kez yumruk yiyen İbrahim ikinci yumruktan (Resim 4) sonra dönüp hakeme bakıyor. 
Resim 6
Resim 5'te hakeme bakan İbrahim sonra kendisini yere atıyor. Tabi son derece komik bir görüntü oluyor bu. Futbolcuların bu pozisyonlarda profesyonelce! kendilerini yere atmaları belki kabul edilebilir ancak son derece haklı iken bu şekilde yere atlamak haklı olan Toraman'ı haksız yaptı kimbilir belki de bu yüzden direk kırmızı görecek Teofilo ikinci sarı kartı gördü.

Elbette tüm bu pozisyonlardan Şenol Güneş gerekli dersleri çıkarmış ve uyarıları yapmıştır. Onun takımı kendi karakteri gibi olmalıdır. Şenol Güneş'li Trabzonspor ne Burak Yılmaz'ın kurmaca faullerine ne de Teofilo'nun sportmenliğe sığmayan davranışlarına ihtiyaç duymamalı. Kaleci Onur ise daha az antipatik olursa daha çok sevilir ve hataları da hoş görülür. Kolay kaleci yetiştiremiyoruz tam 4 büyükler yerli kalecilere yönelmişken suyun akışı değişmesin. Quaresma'sız Beşiktaş 3 puan kaybetse de ileriye yönelik olarak çok şey kazandılar. Bazen kaybetmek kazanmak kadar önemlidir ya işte öyle bir mağlubiyet yaşadı Beşiktaş.
Kuddisi Müftüoğlu'nun gözlemci notunu Ahmet Çakar-Erman Toroğlu ikilisi bize açıklar herhalde, nasılsa Markus Merk hakemleri korur. Bu yeni spor ekranı düzeni gibi etik olsak ya !


0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP