Related Posts with Thumbnails

Tek ihtimali olan insan : Mustafa Sarp

14 Eylül 2010 Salı

Mustafa Sarp sonunda patladı. Gaziantepspor maçından sonra Florya Metin Oktay tesislerinde yerli ve yabancı gazetecilerin rekor katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında Mustafa Sarp kendisi hakkında merak edilen herşeye açık yüreklilikle cevap verdi. Toplantıda biri Brezilyalı, biri İspanyol iki tercüman kullanan Sarp çok dertliydi. '' İki yıldır burdayım. Gece gündüz çalışıyorum, benim çalıştığımın yarısını çalışıp 3 katını kazananlara aldırış etmiyorum. Jo geldi, Dos Santos geldi paralarını alıp gittiler. Ben paraya bakmam işime bakarım. Ekmeğimi toptan çıkartıyorum. Kazandığımız maçladan sonra hüngür hüngür ağlıyorum çok duygusalım. Bakın Elano'nun ne oynadığı belli değil ama kazanıyor. Ben herkesten çok çalışıyorum ama yine de en çok eleştiriyi ben alıyorum. Hocam'ın her dediğini yapıyorum. Geceleri evden dışarı çıkmam hatta çoğu kez tesislerde yatarım. Gece aleminde gözüm yok. Taraftarlar, medya benden ne istiyor. Jo'dan fazla gol attım. Savaşıyorum sahada. Yaşım 29 ve ben 28 yaşında buraya geldim başka şansım yok. Kovsalarda burada kalacağım ve sonuna kadar savaşacağım'' bir nefeste konuşan Sarp ''savaşacağım'' dedikten sonra gözyaşlarına hakim olamadı ve hüngür hüngür ağladı. Toplantının sonunda gömleğini yırtan Sarp '' Hırslı bir insanım, toplantının verdiği heyecanla gömleğimi yırttım, tüm Galatasaraylılardan özür dilerim'' dedi.

Hadi işin mizahını bir kenara bırakalım. Böyle bir toplantı olmadı. Peki Mustafa Sarp tam olarak böyle bir basın toplantısı düzenlese ne olur? Bir şeyler değişir mi? Taraftarın gözünde puanları artar belki ama Rijkaard'ın gözünde hep 1 numara olmaya devam eder ve değerini, yerini kaybetmez. Galatasaray, Haldun Üstünel ile flaş transferler yaptığı sıralarda Fenerbahçe benzetmesi yapılmıştı. Süper lig tecrübesi 5 yılla sınırlı olan Mustafa Sarp'ın bedelsiz olarak gelişiyle de bu benzetmeyi şöyle revize edelim. Artık Galatasaray'ın da bir Selçuk Şahin'i var. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Kapıdan kovsan bacadan girer.

Taraftarı neden sevmiyor Sarp'ı. Ön libero olduğu halde attığı gollere, çapını genişletmesi mi rahatsız ediyor onları? Oysa sevmeme nedenleri o bölgede vazgeçilmez olarak görmek istedikleri adamın Mustafa Sarp olmaması. Yani Mustafa'nın yeteneği yada yeteneksizliği ilk tepki verdikleri durum değil. Tıpkı Fenerbahçe'de Selçuk'un durumu gibi. Mustafa Sarp'ın fanatik bir Galatasaray'lı olduğunu biliyoruz ki görüyoruz da. Hasan Şaş gibi oyunculardan etkilendiğini de gördük geçtiğimiz yıl. Kritik diye tabir edilen goller de atıyor. Buna rağmen taraftara göre topun ağzında olması gereken ilk adam. Peki çapı belli olmasına rağmen neden Rijkaard ondan vazgeçmiyor? Nedeni çok açık. Rijkaard'a sorsanız neden Sarp? ''Çünkü taktiksel olarak anlaşıyoruz, istediğim herşeyi harfiyen yerine getiriyor ve çok çalışıyor. '' diyecektir muhtemelen. Mustafa Sarp ''28 yaşında geldim buraya başka şansım yok'' diyerek hayattaki en büyük gayesini gösteriyor bizlere. Yabancı teknik adamlar futbolcuya bizim gözümüzle bakmıyorlar. İdmanda sıkı çalışır, sahada da tam olarak kendisinin istediğini yaparsa formayı verir. Mustafa Sarp-Rijkaard ilişkisi de bu durumun bir yansıması. Mustafa sahada ne yapıyorsa, nerede duruyor, nerelere pas atıyorsa bu tam olarak Rijkaard'ın ondan istedikleridir. Mustafa'yı Fabregas gibi pas atarken rüyanızda bile göremezsiniz. O hocasının ağzına bakıyor ve sahada tam olarak onun istediklerini yapıyor. Yüksek cesareti, sınırsız yüreği, sınırlı yeteneği ile savaşıyor. Mustafa Sarp Galatasaray'da hep olacak ve bunun için hayatını feda edecek, çünkü hayatta tek ihtimali bu. Tek ihtimali olan insanların hikayesi böyle bir şey olsa gerek.

1 yorum:

unknown dedi ki...

mustafa'ya maç esnasında kızarız ederiz ama keşke takımda mücadele ve hırs anlamında 10 tane daha mustafa olsa.. bu adamın limiti belli üstüne çıkamıyor, ama her maç limitlerini zorlayarak tam performansta oynuyo.. sorun limiti çok daha yüksek olan adamlarında mustafayla aynı limitte oynaması. futbol çok basit oyundur, zor olan basit oynamaktır demişler. ali turan, barış, servet, ayhan, mustafa sarp'ın göze batması bu yüzden. sadece kendilerine verilen görevi yapsalar ve extra hiçbirşey yapmasalar eleştiriler bu kadar olmazdı

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP