Related Posts with Thumbnails

Ortaya karışık Manchester

14 Eylül 2010 Salı



Yedikçe doyamadığınız yemekler vardır. Lezzeti, hafifliği sizi hayrete düşürerek o doyumsuz tadı verir, yada tüm enstrümanları tek tek duyabileceğiniz kadar sizi içine çeken şarkılar. Alex Ferguson'un Manchester United'ı da böyle biraz. Malzemenin ne olduğunu anlamasanız bile çoğu kez aldığınız tat size bunu sorgulatmaz. Öyle güzel bir şarkı çalarlar ki bazen de kendinizi onların ta kalbinde bulursunuz da anlamazsınız ne olduğunu. Goodison Park'a böyle bir Manchester United ile çıktı Ferguson. Sahada Scholes-Fletcher-O'Shea üçlü orta sahası anlamsızlığı ile başladı maça. Bu üçlünün önünde Giggs ve Nani oynarken, en uçta Berbatov tek gol silahıydı. Vidic-Evans savunma hattının önünü böyle kurmuştu Ferguson. Geçen yıl Goodison Park'ta mağlup olmuş ve son gözdesi Rodwell'in golüyle iyice yıkılmıştı İskoç. Sahaya çıktığı kadroyu garipseyebilirsiniz ancak, o kadro ile maçın bir anda tarihi farka gitmesi içten bile değildi. United sağlı, sollu saldırıp şutlar atıyor yetmiyor göbekten de her türlü şut organizasyonu yapıyor ve eski kalecisi Howard'ı mağlup etmeye çalışıyordu. Bu periyotta maçı anlatan spikerin ağzından sadece tek şey duyuyorduk -kaleye giden bir şutun, birine çarpıp yön değiştirmesi- deflection. Scholes, Berbatov, Giggs, Nani, Fletcher'ın yaradana sığınıp vurduğu şutlar bir yerlere çarpıyor bir ara isyan eden O'Shea'nin çataldan dönen şutu bizi şaşırtıyordu. Everton bu maçın tamamında savunma yapıp yenilmemek üzerine oynadı ve ilk 35 dakikayı da böyle geçirdiler. Ancak 38.dakikada Patrice Evra'nın yaptığı şımarıklık maçın seyrini değiştirdi. Korner kullanan United tüm gücüyle Everton yarı sahasında iken, kendi yarı sahasının sağından topu gelişigüzel şişiren Cahill'in attığı topu kendisi ile Van Der Sar arasında başka kimse yokken, orta saha çizgisi üzerinde röveşata ile uzaklaştırmak isteyen Evra topu sektirince saniyeler sonra eski Ajax'lı Steven Pienarr gol diye seviniyordu. Golden sonra bilinçsizce yüklenmeye çalışan United'da Nani adeta Fletcher'a -sen sadece dokun- ortası yapıyor ve skor 1-1 oluyordu. O kadar baskıya rağmen oyunu tutmayı başaran Moyes ikinci yarıda strateji okunu %51 hücuma çevirdi ancak bu %1 lik dilim bir anda gollerinin genelde deplasmanlarda atan Vidic ve gol sanatçısı Berbatov'un golleri ile 1-3 olarak geri döndü Moyes'e. Psikolojik üstünlüğü de ele alan United'da eğer Scholes yakaladığı pozisyonu gole çevirip skoru 1-4 yapabilseydi maç orada biter Goodison Park düşerdi. Everton maçı kaybettiğine inandığı an Evans, gelecekte nasıl kafa topu alacağını öğreniyor o sırada Cahill altıpastan skoru 2-3 yapıyordu. 90+1'de gelen bu gol bir parça cesaret verdi Everton'a. 90+2'de ise maç boyunca her şutu bir yerlere çarpan Manchester United, golü Arteta'nın şutunun Yakubu'ya çarparak ağlara gitmesi ile yiyor ve skor 2 dakikada 3-3 oluyordu. Hatta kalan saniyelerde Everton bir şans daha yakaladı ancak son vuruşta şanslı değillerdi. David Moyes heyecana kapılıp maçı erken bitirdin diye sahaya dalıp hakemin üstüne yürüyordu. Maç 90.dakikada yeniden başladı adeta. Everton geçen yıl galip geldiğinde bile bu kadar sevinmemişti. David Moyes 1-3 geriye düştüğünde Yakubu kozunu kullanmış bir şekilde bu koz tutmuştu. Büyük takımların büyük teknik direktörleri zaman zaman değişik kadro seçimleri yaparlar. Wenger Toure'yi forvette oynatmıştı, Mourinho Drogba'yı ön libero yapmıştı, Ferguson'da zaman zaman ortaya karışık yapıyor adeta. Goodison Park'a da ortaya karışık dizilişi ile çıktı skor da tam ortaya karışık cinsten oldu.

0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP