Related Posts with Thumbnails

Glasgow Rangers 1-0 Bursaspor : Skor avantajı

30 Eylül 2010 Perşembe


Gerek Şampiyonlar ligi, gerek Avrupa ligi maçları hatta Dünya Kupası maçları bir gerçeğe işaret ediyor. Gol yememek. Bu tip turnuvalarda başarıya ulaşanlar çoğunlukla en az gol yiyen takımlar olmaktadır. Zira gol yediğinizde yenilmemek için atmanız gerekir ancak, yemezseniz gol atamasanız bile puan alabilirsiniz. G.Rangers'ın ilk maçına değil geçen yılki şampiyonlar ligi perfromansına baktığımızda gördüğümüz tablo, karanlık. İngiliz futbolunu anımsatan o klasik Rangers oyunuyla geçen yıl kendi sahalarında hasar verici mağlubiyetler aldılar. Ligde toparlayarak çöküşe geçmediler ve Şampiyonlar ligindeler. Bu sezon oynadıkları iki Şampiyonlar ligi maçından aldıkları 4 puan; kime nasıl oynamaları gerektiğini bilmelerinden kaynaklanıyor. Manchester United'a karşı ilk kez oynamıyorlar ve birbirlerine yakın iki ligin temsilcisi olarak oradan puan almanın nasıl oynamaları gerektiğiyle yakın ilişkisinin farkındalar. Dün Bursaspor karşısına geçen yıl Şampiyonlar liginin en başarısız ev sahiplerinden biri olarak çıktılar ve rakiplerini ciddiye aldılar.

Rangers, 3'lü savunmanın sağ ve sol tarafına rwb(right winger back) ve lwb (left winger back) özellikli adamlar monte etmişti. Bu adamlar top rakipteyken savunmayı 5'liyor hücuma çıkınca da orta sahayı 5'liyordu. 3'lü orta sahalarının birisini de stoperlere yakın konumlandırmışlardı. Bu durum gol yememek adına alınan önlemlerdi ve net pozisyon vermeyerek bu alanda da başarılı oldular. Alınacak 3 puanın atılacak fazla 1-2 golden daha değerli olduğunu düşünerek çıkmışlardı sahaya. Bursaspor yenilen golde onlara yardım etmese taktiklerini biraz daha esneterek öne oynayacaklardı. Bursaspor ise Volkan-Ozan-Sercan üçlüsüyle Valencia maçından daha cesur oynama düşüncesindeydi. Yenilen golde asisti yapan Rangers'lı oyuncuyu Volkan Şen'in karşılaması Bursaspor'un gol atma planının geride bekleyip hızlı hücumlarla gol bulma üzerine olduğunu gösteriyordu. Her iki takımın bu taktiksel yapısı maçın temposuna yansıdı ve seyir açısından vasat bir maç ortaya çıktı.

Rangers 4 puana ulaşarak üst tura çıkma yolunda dev bir adım attı. Bursaspor'un olası iki United mağlubiyeti de onlara üst tur konusunda muazzam bir tali yol açacak çünkü; Valencia United'a karşı kendi saha avantajını kaybetti. Glasgow bize skor avantajının bu turnuvalarda ne kadar önemli olduğunu öğretti. Bursaspor ilk maçta rüyalar aleminde gibiydi. İlk maçta sadece pozisyon değil ayaklarında topu da görememişlerdi. Dün akşam %45 / %55'lere çıkan oranlarda topa sahip olma oranlarını yakaladılar. Özellikle ikinci yarıda yakaladıkları bu şans biraz da Rangers'ın müsaade ettiği bir durumdu. Volkan ve Sercan hızlarını ve yeteneklerinin yanı sıra ortaya, Avrupa futbolcularında olan hızlı karar verme özelliğini de eklemeli. Rangers'lı oyuncu topu aldığında hızlı şekilde kaleye gitmeyi, golcüleri de ilk fırsatta kaleyi düşünürken; Volkan ve Sercan topla daha fazla oynayarak ve geç karar vererek Bursaspor'un ivmesini düşürdü. Rakip sahada topa sahip olmak, topla daha fazla sorumluluk almak Bursaspor'lu oyunculara galibiyetten daha fazla şey kazandırmış. Maç sonunda oyuncuların açıklamaları bizlere bunu işaret ediyor. Bursaspor'un şanssızlığı belki de bir sonraki adımın Old Trafford olması.

Read more...

Vincent Enyeama


Vincent Enyeama, Dünya kupasında Nijerya ile gösterdiği performansla bir FM efsanesi olmadığını göstermişti. Kariyerini İsrail'de çürütüyor ve yaşı 28. Hala tam manasıyla Avrupa liglerine açılmadı. 2004 yılında yaşadığı trafik kazası da bunda etkili olabilir. Enyeama kariyerinin ilk Şampiyonlar ligi sezonunu yaşarken bir rekora imza attı bu hafta. Takımı Hapoel, Lyon'a 1-3 yenilirken, Enyeama 79.dakikada penaltıdan Hapoel'in golünü kaydetti. Bir kaleci olarak attığı bu golle de Şampiyonlar ligi tarihine girdi. Enyeama, Hans Jorg Butt, Chilavert ve Sinan Bolat ile birlikte Şampiyonlar liginde gol atan kaleciler arasında yerini aldı.

Read more...

Unutulmaz gazete manşetleri

29 Eylül 2010 Çarşamba


Ülkemizde hala takımının aldığı galibiyetten sonra en çok merak ettiği şeyin ertesi günün gazete manşetleri olan binlerce taraftarın olduğunu düşünenlerdenim. 90'lı yıllarda gündemi gazetelerden takip etmek modaydı. 2000'li yıllarla patlayan internet furyası biraz havalarını almış olacak ki, gazeteler de dikkat çekmeyi unutulmaz manşetlerle çekmeyi amaçlamış belli ki. Yoksa üstünden 10 yıl geçmesine rağmen unutulmayan manşetin başka bir açıklaması olamaz. Olsa da mantıklı olamaz. GS-Monaco maçı sonrası ''Monacoduk'' gibi bir manşet atan gazete çalışanlarının baskıyı en iyi ihtimalle alkollü olarak attığı da ihtimaller arasında. Son günlerde internette ki spor sitelerinin de katıldığı unutulmazlar huzurlarınızda.

Özellikle transfer sezonunda coşan bu sektörün en güzel örneklerinden biri de.. Müslüman olan Kanoute.. Fonda Sultanahmet, iki parmağını göğe kaldırmış yukarı bakan Kanoute ve yaratıcı manşet ''Sultanahmette namaz kılmak istiyorum''

Galatasaray Leeds i eler, finaldeki rakibi Arsenal dir...
ve Star gazetesinden yeni bir inci düşer :
Arsenal gel sen de AL ....

Avrupa kupası maçında Fenerbahçe hafta içi oynadığı Fransız takımı Cannes e yenilmiştir. Hafta sonu gider Van' a yenilir.
Fenerbahçe Kan (Cannes) reVAN ...

Beşiktaş, İstanbul'da Barcelonayı 3-0 yendikten sonra Show Haber'in başlığı.
BARÇALADIK

Galatasaray Leeds United'ı elemiş, Arsenal'le eşleşeceği de belli olmuş.
Ertesi gün Fanatik manşeti,
"Sen git de, abin gelsin !"


UEFA kupasını aldıktan sonra Star CUP'TIK diye manşet atmıştı. Hemen sonrasında Hakan Şükür Inter'e gidince manşet değişti: CUP'TIRDIK.

Fanatik'in,
Ulusun
Evlatları
Fatih'in
Aslanları

şeklinde bir akrostiş...  U19 Mayıs gençlik ve spor bayramına gönderme... UEFA zaferi sonrası.


2003-04'te karşılıklı meşale savaşının yaşandığı ve oyunun 10 dakikadan fazla durduğu  0-0 biten Beşiktaş - Galatasaray derbisinden sonra Fanatik'in manşeti : BİR ŞEY GÖREMEDİK!

adın batsın KAKA

MONACOduk...  Star (GS-Monaco maçı sonrası)

Türkiye-Finlandiya maçından sonra atılan manşet "fin'canı taştan oyarlar"

''Makedonu indirdik'' Makedonya maçı sonrası, don kırmızı.

Trabzon Beşiktaş maçı sonrası; ''Trabzon'a brigel'di'' (hans peter brigel'e ithafen)

''Kıssadan Cisse'' Beşiktaş -Gaziantepspor maçı sonrası; 1 gol 1 asist yapan Edouard Cisse'ye ithafen )


















































Read more...

Torres ne kadar sportmen

28 Eylül 2010 Salı

Liverpool - Sunderland müsabakası öncesi en çok hatırlanan şey şüphesiz geçen yıl oynanan maçtı. Darren Bent, Liverpool'a öyle bir gol atmıştı ki ne görüldü ne duyuldu denilecek cinstendi. Ceza sahası içine atılan bir balon daha çok plaj topu Reina'nın önüne düştüğünde Bent şutunu çekmiş top plaj topuna çarpmış ve Reina da o plaj topuna uzanmıştı. Bu golle kaybeden Liverpool ile tüm hafta dalga geçmişti Manchester United'lılar. O hafta Anfield deplasmanına giden tüm United'lılar birer plaj topuyla gitmiş ve maç öncesi olabildiğine eğlenmişti. Liverpool cevabını vermişti maç sonunda da. Bu yıl Bent yine performansıyla Liverpool'a kendini hatırlattı attığı 2 golle haftanın futbolcusu oldu premier ligde. Maçın en ilginç anı ise 5. dakikada yaşandı. Meireles'in yaptığı faulu kullanan Sunderland'li Turner topu rahat bir şekilde kalecisine göndermek istedi. Amacı faul atışını kullanmaktan çok -hadi açılın da başlayalım- olan bu amaçsız vuruşu takip eden Torres bir anda fırladı ve kaleciyle karşı karşıya kaldı, topu yuvarladığı Kuyt sakatlıktan çıktığı ilk maçta boş kaleye golünü kaydetti. Bu gol büyük ses getirdi. Steve Bruce'u hep Yılmaz Vural'a benzetmişimdir. Çalıştırdığı takımlara da bakarsanız Yılmaz Vural İngiltere şubesi diyebilirsiniz. Böyle şeyler hep onu bulur. Sunderland'liler ve Bruce golün sportmenlik dışı olduğunu savundular. Bu tip topları, bu şekilde kullanan ilk oyuncu Turner değil ancak geçen yıl ki balonlu golün rövanşı alındı gibi. Kuyt'ın attığı gol kurallara uygundu ancak ne kadar sportmence karar sizin. Sunderland cephesinin itiraz nedeni bu pozisyonun sportmence rakip takım yarı alanına gönderilen taç atışlarından birine benzer oluşuydu. Golcülüğü ile dünyanın sayılı oyuncuları arasında yer alan Torres ne kadar sportmen ?
 

Read more...

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP