Related Posts with Thumbnails

Aykut Kocaman da kazandı, Fenerbahçe de

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Manisaspor karşısında 7.resmi maçına çıktı Fenerbahçe. Manisaspor'dan önce oynadığı 6 maçta, hadi hazırlık maçlarını da ekleyelim 10 maçta da ortaya birşey koyamadı. Yukarıdan baktığınızda Fenerbahçe forması giyen hayaletleri izliyorsunuz. Zaman zaman tempo yapıyorlar ama o tempoyu zaman zaman yapmayan takım dünyada yok. Sahada ciddi bir organizasyon sorunu var. Fenerbahçe'nin dünkü görüntüsü de farklı değildi ve diğer maçlarından farkı yoktu. Sahada yardımlaşma, paslaşma, takım ruhu, disiplin, kazanma isteği saman alevi gibiydi. Sakat sakat oynayan Mert'e kale vuruşu kullandırtmak takım ruhu olmasa gerek. Üstelik ekstra antrenman yaparken sakatlanıyor bu genç kaleci. Abileri gibi gece alemlerinde değil. Sahaya geri döndüğümüzde Fenerbahçe, Aykut'un kafasındaki ideal 11'e yakın bir kadro ile çıkıyor. Manisaspor'da öyle. Kaybettikleri bir-iki oyuncunun yerini doldurmamaları defansif sorunlar olarak geri dönüyor onlara. Örneğin Mehmet Nas'ı bile aradılar dün. Hakan Kutlu teknik adam olarak kendisini henüz ispatlamadan Manisa'da iş bulmuş 3 maçta sıfır çektiler. Aykut Kocaman herkesin bildiği gibi bir ''duruş'' sergilediği için bu takımdan gönderildi. Hiçbir Fenerbahçeli unutmadı Onun gidişini. Ancak gidişiyle üzdüğü Fenerbahçelileri gelişiyle sevindiremedi henüz. Doğruya yanlış yoldan gidiyor. Takımın tonla problemi varken ilk olarak takımın son yıllarda en büyük silahı Alex'i yok etmek en fazla Alex'i ve takımı yıpratmaktır. Rijkaard, Barcelona'da Ronaldinho ve Deco'yu göndermeseydi belki Messi diye birini tanımıyorduk. Guardiola bir çırpıda Henry'yi, Zlatan'ı silmedi mi? takımın kangrenlerini kesmek gerek elbete ancak, elleri belinde hayalet gibi sahada dolaşan Santos ve Baroni gibi oyuncular varken Alex'ten işe başlamak abesle iştigal oluyor. Bir şeyleri değiştirecek Aykut bu belli en azından isteği belli. Hızlı kanat oyuncuları, etkili golcü transferleri, bir çırpıda Kazım ve Güiza gibi sorunlu oyuncuları uzaklaştırması hep önemli hareketlerdi. Ancak Baroni ve Santos'un arkasında durması, geçen sezondan beri türlü hatalarla takımın kupa ve şampiyonluğu kaybetmesinde başrollerden ve bu yıl Avrupa defterini kapatan Bilica'yı tekmeye kafa uzatıyor diye tutması garip. Oysa o Bilica tekme yerine 70 metreden gelen topa kafa vursa bugün Yunan basını Türklerle dalga geçmiyor olacaktı. Dün Fenerbahçe şanslıydı. Bu şans 17'de geldi Alex ile. Oynadığı tüm maçların ikinci yarısında silik başlayan Fenerbahçe adetini bozmadı. Geçen hafta Trabzonda bir anda 5-6 gol yiyeceği 45-55 arası periyotta maçı bırakıyordu Manisaspor'a. Orta saha tüm gayretleriyle Emre'nin, Defans Lugano'nun sırtındaydı. Stoch kayboldu. Niang çırpındı, Caner kendine maç sonuna doğru geldi. Caner için bir not düşelim 'Santos'tan tek eksiği pasaportu ama, artıları saymakla bitmez'. Uykudan yine bir Alex ortası uyandırdı Fenerbahçe'yi. Sonrasında Niang sahneye çıktı. Fenerbahçe iki basit gol yiyerek maçı kazandı. Aynı golleri PAOK, Young Boys'ta atıyor ancak onlar basit goller yemedikleri için o basit takımlar Fenerbahçe, Galatasaray gibi takımları eliyor. Fenerbahçe kazandı ancak bir hamlesi ile dün Aykut Kocaman'da kazandı. Okan Alkan.. 18 yaşında bir çocuk adeta. Sahanın yer yerinde bastı, ters kademeye girdi, depar attı, 54 olumlu pas kullandı, i6 orta yaptı, iki gol attırdı. Sahada Gökhan Gönül'ü görmeye alışkın taraftarlarına Gökhan'ı aratmadı. Hatta bu orta da yapabiliyor dedirtti. Keşke sol bek olsaydı da Fenerbahçe ve Türk futbolu bir yıldız kazanmış olurdu. Sonu Özgür Çek gibi olur mu diye düşünmeden edemiyorum. Fenerbahçe'de dün gece tek fark Okan Alkan'dı. Aykut Kocaman zamanla Baroni, Santos, Bilica gibi adamları da bu şekilde cesaretle keser kuru kuru arkasında durmazsa, Özer-Topuz'a ivme kazandırır, Stoch'a devamlılık kazandırırsa kadro açısından takım hizaya girmeye başlar. Aykut bu cesaret dolu Okan hamlesiyle kazandı maç sonu Okan için söylediği sözlerle de galibiyetini perçinledi. '' Fenerbahçe forması çok ağırdır, sıkıntılı olabilirdi. bizim ortamımızda esas sıkıntılar şimdi başlıyor. el birliğiyle Okan'ın ne şahane şeyler yaptığını söyleyeceğiz, ondan sonra Okan'ı aşağı çekmek için her şeyi yapacağız. Okan'ın yolu açık olsun, çok sevindim. 2 aydır beraber çalışıyoruz. Okan bu ağrılığın bundan sonra farkına varacaktır. Okan'ı oynatma kararını verirken, 'Gökhan Gönül'ün yokluğunda kurguyu bozmayalım, oranın bir oyuncusu devam etsin, hataları bizim sevapları onun olsun' diye düşündük. ''

0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP