Related Posts with Thumbnails

Monarşik Fenerbahçe Cumhuriyeti

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Dünya üzerinde insanlığın varolduğu günden bu yana insan toplulukları kendilerine yol gösteren bir lidere ihtiyaç duymuşlardır. Tarihte varolmuş tüm liderler ise öne çıkan bazı kilit özellikleri ile ölümsüzleşmiştir. Bu özellikler içinde en can alıcı olanı ise zeka. Liderler günümüzde de geçmişte de zekası ile ön plana çıkmıştır. İzlediğimiz bir filmde bile zeki insanları beğenmez miyiz? Hangimiz Lost serilerinde liderlik özelliği ile öne çıkan Jack, Lock, Linus gibi karakterlerden etkilenmedi? Hangimiz Batman filminde Joker'e şaşırmadı? Hadi dönelim futbola Xavi-Iniesta ikilisinin attığı sanat eseri paslar muhteşem bir zeka ürünü değilde nedir? Bir çok oyuncuyu, teknik direktörü, yöneticiyi diğerlerinden ayıran, lider yapan özelliği zeka değil midir? Düz mantıkla baktığımızda lider olan kişinin uzun süre yönetimi elinde tutması da doğal. Buraya kadar bahsedilen durum elbette genel geçer doğrular ancak bu doğruların hiçbirisi Fenerbahçe'deki yönetim anlayışı ile uyuşmuyor. 1999 yılında başlayan Aziz Yıldırım dönemi bugün gelinen noktada Fenerbahçe'yi sayısız dejavu ile karşı karşıya bırakmıştır. Bardağın neresinden bakarsanız bakın boş tarafını görürsünüz. 4 yıl arayla üstelik avantaj elindeyken son maçta şampiyonluk kaybeden kaç takım tanırsınız... Kazandığı 4 şampiyonluğun 2'sinde son maçta 4 gol yiyerek kazandığı şampiyonluğu taraftarına zehir eden kaç takım tanırsınız... Tüm Fenerbahçe'lilerin unutamadığı 2006 yılına dönelim sebebi her ne olursa olsun, Anelka,Tuncay, Aurelio, Alex, Appiah gibi oyuncu kadrosunu şampiyon yapamayan Daum'u geri getirip sonra da daha zayıf kadro ile şampiyon olamayınca kovmak için takımı Beckenbauer'in bana göre haklı ithamı ile sirke çevirmeye ne gerek vardı... Aragones'i göndermek için atılan bin takla verilen milyonlarca euro uyarı olmadı mı...Sadece son 2 yılda olan bu olaylar bile en ufak bir liderlik yada zeka belirtisi göstermiyor. Hangi kulüp başkanı takımın 100.yıl belgeselinde takımı soyunma odasında şahlandırmaya çalışırken görüntülenir. Aziz Yıldırım revizyon deyip Burak Yılmaz'ı gönderiyor o Burak Yılmaz'ın attığı gol ile şampiyonluğu kaybediyor. Fenerbahçe kadrosunda fazlalıktan başka bir iş yapmayan; dengesiz Bilica, takımı 2-0 dan 2 gol yiyerek 2-2'ye gelmişken son dakikada topu 20 metre ileri vuramayan Baroni, dans ederken daha verimli olan Santos, kifayetsiz golcü Güiza, tatilini Türkiye'de geçiren Deivid gibi oyunculara rağmen transfer yapmayan ve daha önemlisi bu oyuncularla bu işin olmayacağını göremeyen Fenerbahçe'nin monarşik lideri Aziz Yıldırım takımın hazırlık maçlarında bile rezil durma düşmesinin tek sorumlusu. Bu monarşik cumhuriyet ona ait. Bu tanım da tıpkı Onun yönetim anlayışı gibi karışık. Galatasaray ve Beşiktaş bir şekilde bu revizyonu yaparken Fenerbahçe'de bu anlayış bir oyuncunun gönderilmesi olarak anlaşılıyor. Aziz Yıldırım eldeki bu belki de son şans ile Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe kariyerini de bitirmiş olacak. Aykut belki bir heyecan ile Stoch transferini yaptı ama Hababam sınıfındaki müdür misali Aziz Yıldırım olaya ticari baktığı için verimsiz oyuncuları göndermiyor. Göndermediği gibi yenisini de almıyor. Sene başında +1 yabancı için çırpınan devre arası Carlos'un gitmesi ile boşalan kontenjana oyuncu almayan da Fenerbahçe'nin monarşik lideri Aziz Yıldırım. Bu sene de geçmiş yıllarda olduğu gibi değişen birşey yok. Dünya üzerinde transferi son dakika son saniyeye bırakan başka bir yönetim anlayışı var mı... Ya da bir oyuncuya kafayı takıp tüm gücünü ona veren alamayınca da çürük elma alan bir yönetim... Siz Fenerbahçe yönetim kurulunda kararların yönetim kurulunca alındığını mı sanıyorsunuz.. Herkes fikrini söyler ama Aziz Yıldırım'ın dediği olur. Hazırlık maçında sıradan bir Alman takımından 5 gol yemek Aziz Yıldırım'ı kendine getirmez, kimse heveslenmesin. Aziz Yıldırım yine soyunma odasına girecek, yine son dakika transferleri yapacak, yine futbolcuları ticari mal, taraftarları ise müşteri gibi görecek.. Ha bu arada Beşiktaş'ı Galatasaray'ı kıskanırsa belki bir iki ses getiren oyuncu alır. İş konuşmaya gelince de Fenerbahçe'yi dünya kulübü yapmak kolaydır. Çünkü ne olursa olsun sığınacağınız bir kalıp var ''Fenerbahçe büyüklüğü kupa büyüklüğü değildir '' Rahmetli İslam Çupi bugünler için demiş ya o sözleri, Sloganımız hazır kıta. Kombine satışları mı düştü? Hemen bir dedikodu sızdırın Eto Fener'de diye 5.000 kombine satın. Ronaldinho Fener'de dedikodusu sızdırın 10.000 kombine satın. Sonra toplanan paralarla Güizaları, Aragonesleri, Daumları, Bilicaları besleyin. Önemli olan kupa büyüklüğü değil zaten öyle değil mi? Bırakın Fenerbahçe cumhuriyeti tişörtlerini, giyin Monarşik Fenerbahçe Cumhuriyeti tişörtlerini...

1 yorum:

DEMİR dedi ki...

çok ağır ama çok doğru bir yazı.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP