Related Posts with Thumbnails

İngilizlerin inadı

21 Haziran 2010 Pazartesi

İngiltere milli takımı Güney Afrika'ya gelirken İngilizler milli takımlarıyla ilgili her detayı tartışıyorlar adeta takımla birlikte yaşıyorlardı. Takımın bindiği uçağın konforu bile ada basınını günlerce meşgul etti. Capello onlar için dokunulmazlığı olan bir futbol kahramanı. İngiltere Capello'ya çok güveniyor Frank Lampard ise bu durumu şu sözüyle doğruluyordu: '' Capello gelmeden önce hiçbir takımı yenemeyecekmişiz gibi hissediyorduk oysa şimdi her takımı yeneceğimize dair inancımız var''. İngilizler bu kupaya çok inanıyor. 1966'da kazandıkları son kupadan bu yana gördükleri en iyi derece İtalya 90'da yarı final. Tabi İngiliz futbol severlerin bu kupayı istemesi sadece ikinci maçın sonunda tepkiye döndü. Amerika önünde aldıkları beraberlik şüphesiz beklemedikleri bir sonuçtu ancak ikinci maçın sonunda Cezayir gibi kupa tarihinde hiç karşılaşmadıkları bir takıma da iki puan kaptırınca maç sonunda taraftar tepkisi ile karşılaştılar. Capello bu takıma ne verebilir diye kafa yormaya gerek yok güle oynaya bir ön eleme periyodu geçirdiler. Üstelik EURO 2008'e gitmelerini engelleyen Hırvatları dağıtmayı da ihmal etmediler. Aslında bu hazırlık periyodu İngilizleri büyük beklentiye soktu. Oysa kağıt üstünde her kupaya favori olabilecek bir kadroya sahip bu takımda ciddi şekilde bir organizasyon eksikliği var. Futbolun mucidi olan ingilizler ne bir kaleci bulabildiler, ne de bir golcü. Buna rağmen bu eksikliklerini kapatmaları için şansları vardı. Her hocanın seçimleri vardır ve bu seçimlere saygı duyulmalıdır. Maradona gibi kahraman olmak ile Ersun Yanal gibi hain olmak arasında ince bir çizgidir bu seçimler. Capello İngilizlerin en korkulan yönünü, kanatları kullanmak istedi ilk maçta Aston Villa'lı Milner ve sezonun 2/3'ünü sakat geçiren Lennon çizgiye inemediler adeta. Cezayir maçında ise Barry hamlesi ile Gerrard'a sol taraf ağırlıklı bir özgürlük verdi. Her iki maçta da Heskey ve Rooney ile başladı. Bu ikili turnuvada golle tanışmadıkları gibi neredeyse gol pozisyonuna bile giremediler. Sezonun son bölümünde form tutan Joe Cole 1 dakika şans bulamazken, kariyerinin patlamasını yaparak sezonu 21 golle kapayan Defoe şans bulamadı Cezayir maçında İngilizlerin heyecanlandığı anlar Defoe'nun son 3-5 dakikada bile neler yapabileceğini gösterme çabasıydı. İngiliz basını turnuva öncesi Barcelona taktiğine benzer bir taktikte diziliş bekliyorlardı. Bu durumda Lampard ve Gerrard gibi birlikte oynadıkları maçların %80'inde galibiyet alamadıkları ikilinin arkasında Barry ve Carrick düşünülüyor. Hücum üçlüsü Joe Cole, Rooney ve Defoe gibi hem hızlı hem güçlü hem teknik isimlerle zenginleşiyordu. Capello bu olası dizilişin 3 kilit ismini tercihleriyle unuttu. Kadrodaki tüm oyuncular içinde en fazla milli olan oyuncu bile 80 kez milli olmayan bir takımdaki organizasyon eksikliği kadronun en organize oyuncularını kenarda bekleterek giderilmeye çalışılıyor ve bunu İngiltere milli takımının tarihteki ilk İtalyan hocası Capello yapıyor. Takımın tablosundan tek başına Capello'yu sorumlu tutmak değil amacım sadece tercihlerinin takımı olumsuz etkilediğine dikkat çekmek istiyorum. Kenarda oturan Beckham bile sahadaki futbolculardan daha heyecanlı gözüküyor. Kulüp bazında Avrupanın en büyük kupası Şampiyonlar ligine son 5 yılda ambargo koyan ve FIFA sırlamasında 8.olan İngilizler'in Dünya Kupası hayalleri FIFA sıralamasında 25.olan Slovenya'ya bağlı. Şüphesiz bu durum sadece kendimize yakıştırdığımız baskı altında kalmayı üst düzey bu oyuncular da yaşıyor. Cezayir maçı sonrası Rooney maçtan sonra takımı yuhalayan taraftarlara çok kızmış olacak ki ''"It's nice to see your own fans booing you." -kendi taraftarları tarafından yuhalanmak Rooney'i küplere bindirmişti maç sonu.Rooney konu hakkında bugün özür diledi ancak bu takımın yaşadığı duyguları gizlemedi.



video

0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP