Related Posts with Thumbnails

Açık sözlü yıldız

3 Aralık 2009 Perşembe

Steven Gerrard deyince insan durup düşünür uzun süre. Ülkemiz topraklarında bile kupa kaldırmış bir star.Kırmızı formaya adanmış bir hayat. 5 Aralık 2009'da Blackburn deplasmanında Liverpool için 500.maçına çıkıyor Steven Gerrard. PES'li günlerimizin şutörü, FM'li günlerimizin dinamosu, premier lig zevkimizin nirvanası Steven Gerrard. Aynı milletten olmasa dahi Onu kendi tuttuğu takımın yıldızlarından çok seven kaç kişi vardır kimbilir. Liverpool'la özdeşleşen efsane oyuncu açık açık hatta Telegol ağzıyla delikanlı gibi açıklamalarda bulundu ada basınına.

Doğrusunu söylemek gerekirse yarıştan koptuk fakat geri dönmek için herşeyi yapacağız.Gerçekçi olmak gerek, açıkçası Chelsea bu sene çok iyi gidiyor. 13 puan gerideyiz ve artık şampiyonlar ligi de gitti elimizden.Tek hedefimiz ilk 4 olmalı. Everton maçında iyiydik bunu Blackburn maçında tekrarlamalıyız. Geçen sezon ligi 2.bitirende bu sene umutları bitirende aynı oyunculardı. Torres artık gerçek bir Liverpool'lu bu şehrinde yerlisi gibi.Bana söz verdi takımda kalacak.

Düşünsenize takımınızın sembol ismi basın karşısına çıkıyor ve bu sene şampiyon olamayız ilk 4'e girsek bu bile başarı. Lider olan takım şampiyon olur çok iyiler açık ara öndeler diye bir açıklamada bulunsa ne olur? Yer yerinden oynar o takımın başkanından,hocasına,taraftarına herkes bu oyuncuyu dışlar. Biz bir rakipten diğerine giden oyuncuya bile tahammül edemeyen bir taraftar profiline sahibiz neticede. Aynı sonuçlar sonunda, Arda çıkıp bu sene Fenerbahçe şampiyon olur biz ilk 4'e girsek bize yeter onlar açık ara önde diye bir açıklama yapsa, yada Alex aynısını Beşiktaş için söylese ne olur ne biter kestirmek çok zor değil. Bizde ise X takım şampiyon olsun bizde kupayı alalım Y takımı hiçbirşey almasın Allah beter etsin yerin dibine soksun mantalitesinde yöneticiler var tribünleri geren birbirine düşüren.

Tümer Metin ve Nihat Kahveci'nin iki güzel anısıyla bitirelim. Tümer, Samsun'da parladı malum İlhan Mansız gibi. Samsınspor'da gösterdiği hırs,performans,takıma katkısı neyse bunu Beşiktaş'ta da gösterdi.Beşiktaş'ın üstüste puan kaybettiği bir dönemdir deplasman dönüşü sorarlar Tümer'e O da cevaplar samimi şekilde.Samsunspor'da oynarken aynı ligde oynuyorduk şimdi de aynı ligde oynuyoruz ancak orada bir takımla oynarken kaybetme korkusu yoktu aklımızda.Mağlup olursak ne olur diye düşünmezdik kafamız rahat oynardık ve başarılı olurduk. Beşiktaş'ta ise bir mağlubiyet alınca herkes üstümüze geliyor, sokağa çıkamaz oluyoruz bu baskı takımı olumsuz etkiliyor ve arka arkaya kötü sonuçlar geliyor diyerek bir mental durumu ortaya koyar.

Nihat'ın ise İspanya'yı salladığı dönemlerde sorarlar Nihat sen Türkiye'de de atardın ama burda avrupanın yıldızlarıyla başabaş gidiyorsun bunun sırrı nedir diye: Burda mağlubiyet alsak bile ertesi gün unutulur,sokakta taraftarlar iyi karşılar bizleri bu yüzden kaybetme baskısı yok rahat oynuyorum diyerek cevaplar Nihat.

Bu iki anı mental eksikliğimizi adeta yüzümüze çarpıyor. Allah bize bu eksikliğimizi giderecek yönetici,futbolcu,teknik adamlar nasip etsin diye umutlansakta bize gelen golcülerin bile Güiza gibi avrupanın mental anlamda çöküşe müsait oyuncularından biri olması ne kadar şanssız olduğumuzu gösteriyor.


0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP