Related Posts with Thumbnails

Yine olmadı ( 3 - 1 )

26 Ekim 2009 Pazartesi

Son yıllarda Fenerbahçe-Galatasaray derbileri sahada oynanan futbolun dışına çıkmaya başladı.Her iki tarafta attığı golleri ve galibiyetleri unutmaz ama çok az kişi hatırlar gollerin ortasını, sahadaki mücadeleyi, atakları, şutları, tempoyu seyir zevkini. Galatasaray'ın Kadıköy'de kaybetmesi ne ilk ne son ve bu iki takım var oldukça bu heyecanlar devam edecek şüphesiz. Son dönemlerde bu heyecan yerini gerginliğe bıraktı ve derbiler sadece sonuçları ve olayları ile hatırlanır oldu. Fenerbahçe Kadıköy'de Galatasaray'ı psikolojik baskı yada taraftarla yenmiyor her seferinde, insan üstü istek ve mücadele ile oynuyor oyunu aynı zamanda. Dünde o günlerden biriydi. Bazen teknik taktik herşey bir yana bu istek ve mücadele sizi kazanan yapar.

Maç sonrası Rijkaard, maça çok iyi hazırlandıklarını, iyi mücadele ettiklerini erken gelen golün etkisini kırmızı kartı ve Fenerbahçe'nin taktiksel değişikliğinden bahsetti.2-2 olabilirdi dedi.Gelecek haftalarda daha iyi olacaklarını ve ligin uzun maraton olduğunu önemli olanın şampiyonluk olduğunu da ekledi.

Maç sonrası Daum, mücadele güçlerinden, taktiksel başarıdan, atmosferden, rekorun değil sezon sonu durumun öneminden, Alex'ten bahsetti. 2-2 olabilirdi rakip 10 kişiyken verilen pozisyon hoş değildi dedi.Önemli olan bu maçı kazanmak değil şampiyon olmak diye ekledi.

Maç sonrası Galatasaraylılar, gol ofsayt,penaltı haksızdı, Emre kırmızı kart görmedi, Cristian atılmalıydı dedi.Hakemi çuval dolusu veryansın gönderdi.

Maç sonrası Fenerbahçeliler, Vederson'un topunun çizginin neresinde olduğundan, Kazım'ın pozisyonlarının faulle dururulmasının yanlışlığından, ikili mücadelelerdeki kararlardan şikayet etti. Hakeme veryansın etmeyi ihmal etmedi.

Maç öncesi Galatasaray kaptanı olarak sahaya çıkan kişinin rakibi provke etmeye çalışması defalarca 50-60 metre depar atıp taraftarlarını selamlaması sonra gerginlikte başrol oynaması ne kadar yanlışsa, kendi sahasında bir çok olumlu faktöre sahipken kontrolü kaybeden Cristian'ın davranışı o derece yanlıştı. Cristian bu tip bir maça ilk kez çıkıyor ama Arda Galatasaray kaptanlığının ne olduğunu henüz öğrenemediyse bu görevin ne manaya geldiğini soracak bir çok abisi var etrafında. Türkiye'deki herhangi bir maçta yakın zamanda takım kaptanının karıştığı yanlışa yanlışla karşılık verip küfürler ettiği başka bir vaka vuku bulmamıştır kuvvetle ihtimal. Bu hali üstünden atamadığı gibi kendi takımını da kendisini de bitirmiş oldu ve ilk golü maç başlamadan yemiş oldu Galatasaray kaptanının ayağından.

Teknik adamların gündemi ile 360 derece ters bir gündeme sahip olmamız bize şunu gösteriyor.Bu Alman ve bu Hollandalı ülkemizin futboluna, futbol anlayışına birşeyler katacak bizim gündemimizde gereksiz, tartışmalarımız ve kavgalarımızda. Rijkaard ve Daum iki Brezilyalı değiller kimse Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarından Elano-Carlos, Leo Franco-Güiza olmasını da beklemiyor ama futbola bakış açımızı kilişelerden kurtarırsak belki ülke futbolumuzu da kurtarmış oluruz ve belki dünya kupasına gidememenin üzüntüsünü yaşamamız bizlere ders olur.

Daum mu kazandı yoksa Rijkaard mı kaybetti sorusunu herkes farklı şekilde cevapladı ancak futbolla biraz içli dışlı olan hemen herkes Galatasaray'ın pas bağlantılarını, kanat bindirmelerini kesmek için önlem almayı düşünürdü ancak Colin Kazım tamamen maçın en farkedilen farkıydı. Oynadığı mevki, yakaladığı pozisyonlar, Gökhan-Servet ikilisini yorması ,presi kendisininde beklemediği bir farklılık olabilir. O kadar zorladı ki rakibi ve kendisini 55.dakikada tüm gücünü bitirdi nerdeyse.

Galatasaray ne kanatlarını kullanabildi istediği gibi nede ceza sahasında çoğalabildi.Her futbolcusunun arasında 20'şer metre ile kopuk oynadı. Yediği golden sonra topu iteledi durdu.Elano eleştirilerin hedef noktası olsa da sorunun Elano mu yoksa oynadığı pozisyon mu olduğu sorusu ilerleyen günlerde cevap bulacaktır.

Maçta ön plana çıkan isim her ne kadar Alex De Souza olsa da, Roberto Carlos önderliğinde Fenerbahçe'nin topyekün yaptığı takım savunması maçın yıldızıydı. Hücum gücü yüksek ekibi, takım savunması ve yardımlaşma ile eritip haklı bir galibiyete uzandı Fenerbahçe.

Galatasaray zamanı geldi diye düşündü ama Fenerbahçe kaleyi tüm gücüyle savundu ve yine kazandı.


0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP