Related Posts with Thumbnails

Bayern Münih

30 Ağustos 2009 Pazar

Bayern Münih öyle bir takım ki bazen sahada oynayan takımı tanıyamazsınız bazen de öyle oynar ki karşısındaki rakip kim olursa olsun farketmez. İşte Wolfsburg'u 3-0 yendikleri maçta ikinci Bayern vardı sahada. İlk 3 haftada yaşanan fiyasko sonrası kadroya inanılmaz bir takviye yapıldı Arjen Robben. Zaten Tymoschuk ile orta sahayı Gomez ile forveti takviye ettiler. Luis Van Gaal burada iyi işler yapacak gibi gözüküyor. Bundesliga'nın yapısı premier lige çok benzer Robben premier ligdeki günlerine geri dönüş yapmış gibi gözüküyor ligin temposu Robben'in istediği gibi. Oyuna girdikten sonra ilk topla buluşmasında öyle bir uğultu çıktı ki tribünlerden Robben neredeyse o motivasyon ile herkesi çalımlayıp gol atıyordu daha ilk topla buluşmasında. Bildiğimiz Robben tarzında attı gollerini. Geçen yıl kaçan şampiyonluğun acısını son şampiyondan çıkarttılar, öyle bir çıkarttılar ki neredeyse Wolsfburg rakip kaleye gidemedi. Eğer Gomez, Robben ve Ribery'ye ayak uydurursa Bayern bu sene çok canlar yakar gibi gözüküyor. Tabi ilk üç haftayı uyum sorunu gibi düşünebiliriz.

Posted By Reis

Read more...

İnter 4-0 Milan

Hani Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir derler ya, keşke Milan yönetimi bu atasözünün italyancasını öğrenmiş olsaydı transfer döneminde. Galliani en iyi oyuncuları aldıklarını ve transferi kapattıklarını söyledi üstünden 1 hafta geçmedi bu derbi depremi yaşandı. Yaklaşık 1 ay boyunca golcü aradılar. Adriano, Fabiano derken Huntelaar'ı aldılar. Kadro nereden baksanız ofsayt. Takımın tamamında elle tutulur bir kaç oyuncu var. Kaka'nın gidişiyle Pato ve Ronaldinho'ya kaldı hücum hattı.

İnter ise hazırlık maçları ve lige iyi başlamadı şöyle ohh be diyecekleri bir galibiyetleri bile yoktu. Mourinho, Leonardo ve Milan yönetimine gerçekleri gösterdi. Stankovic bazuka attı, Eto penaltı yaptırtı, Milito golünü attı, Maicon ise Milan'ın sol tarafını felç etti. Gattuso yine sıfır teknik yüzde yüz tekme oyunuyla kırmızı kartını gördü, önce Eto'yu indirip penaltıya sebebiyet verdi sonra orta saha'da interli oyuncuya terörist bir eylem düzenledi. Ayağının tozuyla Sneijder hatta kapı önüne konan Viera bile dakika buldu. İnter farkı bulduktan sonra ezeli rekabete saygıdan yüklenmedi. Milan taraftarları bu sonuçtan sonra Kaka için şarkılar söylemekten başka eylemler yapabilirler. Bir çok futbolseverin çocukluk aşkı Milan bugünlerde çocuk oyuncağı oldu.

Posted By Reis

Read more...

Robben farkı

Real Madrid Ribery'yi alıp Bayern'in hücum gücü ve kanadını kırmayı düşünürken, Bayern yolcular listesinden Robben'i alarak kanadını güçlendirdi, hücum gücünü arttırdı. Robben lige son 46 yılın en kötü başlangıcını yapan ve galibiyeti bulunmayan Bayern ile ilk çıktığı maçta Beşiktaş'ın son torba rakibi Wolfsburg'a 12 dakikada 2 gol atarak Bayern'in 3-0 lık galibiyetinin mimarı oldu. Bayern Münih't yeni numara; 10 numara Arjen Robben.

Posted By Reis

Read more...

3G teknolojisi her yerde !

Herhalde Tugay reklamda gerçekleri söyledi, yedek kulübesinde internet derken.Muhtemelen Manchester United'lı oyuncularda internete giriyorlardır yedek kulübesinde yoksa arkadaşları ile mi mesajlaşıyorlar? Her ne olursa olsun dikkat çekecek bir durum Manchester United-Arsenal maçı sırasındaki işte bu kare. En azından Türkiye'de yaşansa kıyamet kopardı.

Posted By Reis

Read more...

Manchester United 2-1 Arsenal

Manchester United winner takım Fletcher ile Foster ile aldı götürdü maçı. Acaba yine 5-6 hafta sonra düşüşe geçer mi denilen Arsenal ilk yenilgisini aldı. Fabregas'ın sakatlığı her zaman Arsenal'in bir yanını eksik bırakıyor.Alex'siz Fenerbahçe neyse Fabregas'ın olmadığı bir Arsenal'de aynısı. Herşeye rağmen mücadeleleri girdikleri pozisyonlar ev sahibine oranla daha çok ve etkiliydi. Hakem Mike Leslie Dean ise maça resmen damga vurdu. Arshavin'in ceza sahası içinde katledilmesine devam derken Rooney'in birazda teknik faul alma çabası ile atlayışına faul verdi. Geçtiğimiz haftalarda attığı iki gol ile bir anda ön plana çıkan Diaby'nin kendi kalesina attığı akıl dolu gol Wenger'i oldukça kızdırdı ve hakem Mike Leslie Dean tarafından azılı Manchester taraftarlarının arasına gönderildi.Maçın sonlarına doğru beraberliği sağlamak için herşeyi yaptı Arsenal ve o sırada oldukça fazla kontra şansı verdi rakibine 90 dakikası ayrı +6 dakikası ayrı bir tat veren unutulmaz bir premier lig maçı daha böyle geride kaldı.


Posted By Reis

Read more...

Şölen başlıyor

Bu yıl Türkiye'den malesef sadece tek takım gönderiyoruz Şampiyonlar ligine. Beşiktaş yönetimi verdikleri beyanatlarda kura çekimini çekilecek en zor kura olarak belirtti. Oysa düşülecek nispeten daha kolay gruplar varken gidilecek ölüm gruplarıda göz ardı edildi . Barcelona - İnter eşleşmesi gibi. UEFA bu işi bilerek mi yapıyor diye bir soru gelmiyor değil insanın aklına önceki yıllarda Chelsea-Barcelona eşleşmeleri gibi. Bu yılki kura çekiminin en ilgi çekici yanı Eto-İbrahimoviç ikilisinin karşı karşıya gelecek olması. Beşiktaş'ın üst tura yükselme şansı Manchester United'a bağlı tabi Beşiktaş ile oynayacakları maçların yanında diğer rakiplere karşı performs Beşiktaş'ın kaderini çizecek gibi gözüküyor.

Kupanın favorisi ikinci turdaki eşleşmelerde daha net belli olacak elbet ancak gruplarda sürpriz olması zor bir sene gibi gözüküyor grupların ilk iki sırasını tahmin etmek için uzman olmaya gerek yok.



Posted By Reis

Read more...

Durdurmanın başka bir yolu var mı ?

Cris kriz çıkarmak üzere

Posted By Reis

Read more...

Tuncay Şanlı transferi

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Fenerbahçeliler bile ikiye bölündü Tuncay gelsin mi? gelmesin mi? Gelirse nerede oynayacak? Tuncay çapsız takıma gitmiş, Manchester, Arsenal, Chelsea'ye gitmeliymiş yoksa ne işi varmış? Her ne kadar sadece 15-20 yıl önce spor gazetesi almak bile hayal olan bir ülkede yaşıyor olsakta internet aracılığıyla artık haber bilgi almak çok kolay oldu ve dünyanın major liglerini izler olduk hele iddia sayesinde 10 tane futbolcu tanımayanlar Burnley'in yıllar sonra premier lige çıkışını bile bilir oldu. Tuncay Middlesbrough'a giderken lig ve takım olarak iyi bir seçim yaptı sorun Tuncay'da değil takımdaydı malesef UEFA finalistliğine yükselip küme düşmesi sadece bizi şaşırtmadı. Herşeye rağmen Tuncay ciddi olarak Chelsea, A.Villa, Liverpool, Tottenham gibi takımların dikkatini çekmeyi başardı. İyi bir sezon geçirdi takımı küme düşse de Tuncay takımın yıldızı oldu. Şimdi Stoke Cİty'ye geçince herkes burun kıvırır oldu fakat yılda 11 maç yapmakla premier ligde her maçta 11'de çıkmak çok farklıdır. Tuncay Liverpool'a gidip Babel gibi yılda 10-11 maç 11 oynasa daha mı iyi olacaktı kariyeri. Wigan'da Amir Zaki vardı sahi ne oldu, avrupa devlerini peşine takan Afonso Alves vardı Tuncay'ın takım arkadaşı nerede? Premier ligde tutunmak oranın tanınan bir oyuncusu olmak için mutlaka büyük takımalarda oynamak gerekmiyor. Futbol Menajerlik oyunu değil ki bu ! Tuncay 5 milyon pound'a Stoke City'ye geçti kendisi için doğru karar verdi bir sonraki sıçrayış daha iyi yere olacaktır. Son dönemde avrupada en başarılı futbolcumuz Tugay 16 yıl Chelsea forması giyerek mi veda etti tüm İngiltere tanıyor? Tuncay'a elimizden geldiği kadar başarılar dileyelim, Fenerbahçe'ye gelmeden önce La Liga'da oynamıyordu zaten ikinci ligden gelmişti.

Posted By Reis

Read more...

Heyecan başlıyor

27 Ağustos 2009 Perşembe

Dünya kupası mı yoksa Şampiyonlar Ligi mi dünyanın en büyük kupası tartışılır. En albenisi yüksek organizasyon Şampiyonlar ligi başlıyor. Kuralar 27 Ağustos Perşembe, Türkiye'den tek temsilci Beşiktaş kim bilir belki Şampiyonlar ligine son katıldığındaki rakiplerinden birini yeniden çekebilir bir tahmin değil bir his.

1. torba

barcelona
chelsea
liverpool
manchester united
ac milan
arsenal
sevilla
bayern münchen

2. torba

lyon
inter
real madrid
cska
fc porto
az alkmaar
juventus
rangers

3. torba

olympiakos
marsilya
dinamo kiev
stuttgart
fiorentina
atletico madrid
bordeaux
beşiktaş

4. torba

vfl wolfsburg
standard liege
rubin kazan
unirea urziceni
maccabi haifa
zürich
debrecen
copenhagen


Posted By Reis

Read more...

Jaleon Lescott Manchester City'de

Oynadığı futboldan çok tipiyle hafızalarda kalan Lescott 22 milyon£ 'a Manchester City'ye geçti. 27 yaşında premier lig tecrübesi yüksek bir oyuncu Lescott ancak 22 milyon £ edip etmeyeceği tartışmaya açık. Önce Toure sonra Lescott City savunmayı bu şekilde kuracak artık belli oldu. Vincent Kompany hayranları bu transfere çok üzülecek.

Posted By Reis

Read more...

Wesley Sneijder İnter'de

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Real Madrid transfer piyasasını yerle bir etti yıldızları topladı şimdi ise sıra portakalları göndermeye geldi. 2007 yılında Ajax'tan 27 milyon euroya almıştı Sneijder'i Real Madrid'te oyunu iki yönlü oynaması ile oldukça faydalı oldu.Capello'lu şampiyonlukta yıldızdı. Sakatlık sonrası gözden düştü Real'de formdan düştü ikisi birden tepetakla oldu. Sneijder attığı frikikler enerjik futbolu ile aranan bir adamdı fakat Real Madrid'te işler bazen farklı yürüyebiliyor. Sıradaki yolcunun Robben olduğu söyleniyor, PSV'den premier lige geldiği sırada ilgilenenler arasında Chelsea ve Manchester United vardı Robben Chelsea'yi tercih etmişti. Manchester'ın premier ligde teklemesi sonucu hücumu güçlendirmek için 25 milyon euro civarında bir rakam ile Real'in kapısını çalmış Ferguson. Sneijder ise İnter'e 16 milyon euro'ya geçti.

Posted By Reis

Read more...

Genoa


Geçtiğimiz yıl özellikle yuvaya dönen Milito ile adını duyuran Serie A'yı renklendiren Genoa, bu yılda mütevazı ama iddialı bir kadro kurdu ve lige başladı.Bir Serie A efsanesi Crespo'lu Genoa ligin ilk maçında Roma'yı konuk etti. Maçın tamamında taraftar desteği ile baskın oynadılar genelde sıkıcı ve düşük tempoda geçen Serie A maçlarına nazaran tempolu bir premier lig maçı gibiydi müsabaka. Gol düellosu Genoa'nın attığı golle bitti ve 3-2 galip ayrıldılar. Genoa kalecisi Amelia dikkatli izlenmesi gereken bir isim. Roma maçında harika oynadı, büyük takımların hedefi olması şaşırtıcı olmaz özllikle kaleci sorununu taş devri yöntemleriyle çözen Milan için iyi bir fırsat olabilir.


Posted By Reis

Read more...

Nihat Kahveci & Ümit Karan

24 Ağustos 2009 Pazartesi


Bu iki oyuncunu ilginç bir benzerliği var. Nihat Villarreal'de artık sembol olmak üzereydi, Ümit ise Galatasaray'da ama futbol bazen şaşırtıcı olabiliyor bu iki oyuncu sembol olacakları takımlardan ayrıldılar. Nihat Beşiktaş'a, Ümit Eskişehirspor'a geçti. Bu iki oyuncu geçtiğimiz sezon yani 2008/2009 sezonunu tek gol bile atamadan kapattılar. İki golcü oyuncunun koca sezon boyunca attığı gol sayısı sıfır (0) !

Ligimiz başladı ve 3 hafta geride kaldı ve her iki futbolcuda 3 maçta forma giydi attıkları gol sayısı hala sıfır ve maç içindeki performansları birbirlerine çok benziyor. Bakalım Ümit Karan ve Nihat Kahveci ikilisinden kim ne zaman gol atabilecek.

Posted By Reis

Read more...

Manchester United

23 Ağustos 2009 Pazar

Ronaldo'nun son üç sezondur United için sihirli değnek olduğunu görmemek için artık hiçbir neden yok premier lig başladı United bir ileri bir geri ilerlemeye başladı, her ne kadar winner takım olduğundan Fletcher Evans gibi oyuncularla bile maç kazanabiliyor olsalar bile Rooney'in tek kişilik şovuna dönüşen sezonun ilk maçına öyle bir kadro ile çıktılar ki insanın aklına takke düştü kel göründü sözü geliyor.

Posted By Reis

Read more...

Liverpool savunması


Premier ligin ilk haftasında Tottenham'a deplasmanda 2-1 yenilen Liverpool'un savunma oyuncuları Carragher ve Skrtel maçın başlarında öyle bir pozisyona imza attılar ki akıllara zarar aynı topa birbirlerine bakarak çıkan iki oyuncu birbirini sakatladı oyun iki oyuncunun sakatlığı nedeniyle yaklaşık 5 dakika durdu. Rafa Benitez bu duruma oldukça sinirlenirken Skrtel'in dudağı patladı Carragher ise oyuna kafasına taktığı sargı ile devam etti, anlaşılan o sersemliği üstünden atamadı bu iki oyuncu ve Liverpool ilk maçında mağlubiyet ile ayrıldı White Hart Lane stadyumundan.


Read more...

Didier Drogba


Didier Drogba,(d. 11 Mart 1978 - Abican, Fildişi Sahilleri) Fransız uyruklu Fildişi Sahilli futbol oyuncusu. 1997 yılında Fildişi Sahilinin küçük bi kasaba takımı olan Jastinki'de amatör kümede bir sezonda 82 gol atarak kırılması zor bir rekor elde etmiştir.

Drogba profesyonel kariyerine Fransa'nın Guingamp takımında sağ kanat olarak başladı. 2002'de Olympique Marseille takımına transfer oldu. Drogba Ligue 1'de gol kralı oldu. Bu performansı kulüp rekoru kırarak 24 milyon avroya Chelsea F.C.'ye transfer olmasını sağladı.Drogba ilerleyen yaşına rağmen dünyanın en iyi golcülerinden biridir.

2006 FIFA Dünya Kupası'nda Fildişi Sahili Milli Futbol Takımı'nın kadrosunda yer alan Drogba 2006 yılında Yılın Afrikalı Futbolcusu seçildi. 2006-2007 yılında PremierLeague' de gol kralı oldu.Aynı yıl Dünya'nın En İyi 4. Futbolcusu seçildi.

Bu yıl her yıl izlediğimiz Drogba'dan farklı bir Drogba var karşımızda. Daha az itiraz edip daha çok istiyor maçı. Milan ile oynanan hazırlık maçında attığı gol dillere destan oldu. Bu sezon 4 maçta 4 gol attı. Ligin ilk maçında herhangi bir takımı çok iyi kitleyen ama sonunu getiremeyen Hull City maçında attığı frikik golü için Ronaldo'dan gördüm demiş ama bu ima ettiği gibi frikik golünü çalmak değil ona baktım attım bunda bişey yok gibi tam Drogba tarzı bir açıklama olmuştu. Chelsea taraftarlarıyla güzel bir iletişimi var onun Stamford Bridge'te gol atması onlara ayrı bir haz yaşatıyor. Bu yıl kadro olarak EPL'de en kaliteli kadroya sahip Chelsea'nin fil kadar kuvvetli, Fil dişi sahilli golcüsü Drogba ile şampiyonluğu yakalaması sürpriz olmayacaktır.


Posted By Reis

Read more...

WENGER & ANGER

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Arsenal'in patronu Arsene Wenger, Theo Walcott'un milli takımda sakatlanması ve Porstmouth maçında oynamayacak olması haberine oldukça kızmış ve Capello'dan İngiltere futbol federasyonuna kadar herkese veryansın etmiş. Theo Walcot sırtındaki ağrılar nedeniyle bu hafta yok Arsenal'in zaten son 3 yıldır yakaladığı ritim hep sakatlıklar yüzünden bozuldu ve Arsenal havlu attı EPL'de. Kilit oyuncularını kaybeden Wenger bu yılı kaybetmekten oldukça endişeli. Takımın eksiklerini gidermek yerine takımı eksiltip önemli olan transfer değil diyen Wenger, bu sezona oldukça önem veriyor anlaşılan.

Posted By Reis

Read more...

Turkcell Süper Lig 2.Hafta Değerlendirmesi

19 Ağustos 2009 Çarşamba


2.Hafta sonunda Fenerbahçe liderliğini sürdürmeye devam etti.Ligde 6 puanlı sadece iki takım var ilk iki sırayı Fenerbahçe ve Galatasaray oluşturuyor. Fenerbahçe iki hafta geride kalırken ligde gol yemeyen tek takım. Galatasaray ise ikinci hafta sonunda 3 gol yedi 7 gol attı. İlk hafta atılan 20 gole rağmen bu hafta gollü bir haftaydı.

Trabzonspor 1-2 Diyarbakırspor
Ankaragücü 1-1 Manisaspor
Galatasaray 4-1 Denizlispor
Ankaraspor 1-1 Gençlerbirliği
Eskişehir 3-2 Bursaspor
Fenerbahçe 3-0 Sivasspor
Kasımpaşa 1-3 İstanbul B.B
Kayserispor 1-1 Gaziantepspor
Beşiktaş 2-0 Antalyaspor


İlk hafta aldığı Sivas galibiyeti ile sesi gür çıkan Trabzon kendi sahasında çıktığı ilk maçta Diyarbakırspor'a 1-0 dan maç verdi. Egemen kolbastı oynamak yerine futbol oynamayı seçseydi belkide 3 puan Trabzonda kalacaktı. Diyarbakırsporun ilk golünde topa havuza atlar gibi atlayarak rekorları bir hayli zorladı ikinci golde ise maç bitti zannetti muhtemelen kolbastı yapmaya çalıştı. Broos anlaşılan Ceyhun'u ilk 11'e monte edecek o da çok çalıştı ancak iyi şut atan hiç bir futbolcu aldığı istisnasız her topu şut olarak değerlendirmez ki. Son söz Umut'a, bir söz vardır umut fakirin ekmeği diye; işte Umut değil Trabzon'un golcüsü fakirin ekmeği bile olamaz bu haliyle.

Fenerbahçe Alex çıkınca bocaladı toparladı yüklendi bırakmadı ve aldı maçı. Kazım'ın attığı gol ne kadar ofsaytsa Deivid'in pozisyonu o kadar penaltıydı. Andre Santos ise Türkiye'de ilk defa görülen bir gole imza atarak tarihe geçti.Yok böyle bir gol volume 2.

Galatasaray'ın aldığı sonuç sürpriz değil zaten rakip ilk maçta sinyalini verdi bu hafta fark yiyeceğinin Denizlispor bu şekilde sert halde küme düşecek gibi duruyor. Atılan 4 golde çok fazla zorlanmadı Galatasaray.Bu hafta Tolunay'ın Kayserisini yenmeleri de zor olmayacak.

Bu arada iki haftadır 1-1 lik sonuçlara imza atan Kayseri'de Aydın Toscalı dikkatle izlenilmesi gereken bir futbolcu. Ümit Karan geçen yıl gol atamadan kapattı sezonu bu sene itiraz ederek açtı anlaşılan rekora koşuyor.

Beşiktaş, Nihat'ın aldığı her topu kaleye vurma hevesi nedeniyle maçı uzun süre ortada götürdü Nihat kaleye vurmak yerine pas atmayı denediği ilk pozisyonda ise Holosko ile golü buldular. Tello bu hafta 10 numaraydı ama hala bir 10 numara eksikliği var.

Haftanın maçı kesinlikle Ankaraspor-Gençlerbirliği maçıydı. İki takım premier lig maçı temposunda bir 90 dakika çıkardı. Direklerden dönen top sayısı, ikili mücadele sayısı, pas ve oyunun geneline bakınca ön planda olmayan ama harika bir maçtı. İki takım oyuncuları o kadar yoruldular ki artık koşacak halleri kalmamıştı.

Deplasmanda Trabzonu deviren Diyarbakır haftanın takımı olmayı haketti, haftanın en güzel 5 golü ise şöyle;

1- Dos Santos / Fenerbahçe
2- Isaac / Manisaspor
3- Tazemeta (2.gol) / Diyarbakırspor
4- Sercan / Bursaspor
5- Tello / Beşiktaş

Ali Güzeldal ve Vassel'in golleri ise haftanın plaseleri.

Posted By Reis

Read more...

Thierry Daniel Henry

Fransa Milli Takımı ve Barcelona'nın gururu.. Dünya yıldızları onun kadar başarılı ve istikrarklı olmanın hayallerini kuruyor.. Kaydettiği goller kadar hazırlayıcısı olduğu gollerle de her zaman gündemde.. Günümüzün alışılmış forvet anlayışından çok modern futbolun güzelliklerini gözler önüne seren bir futbol anlayışı var.. Teklemeyen bir futbol makinası gibi.. Havada ve yerde rakip tanımıyor.. Golü her an koklayan Henry ya da İngiltere'de çağırıldığı takma adıyla "Titi" gerektiğinde şov yapmasını ve bilet parasının boşa gitmemesini de sağlıyor.. "Yangında ilk kurtarılacaklar" misali Arsenal'in nerdeyse herşeyiydi ve Barcelona'da da durum değişmedi. Henry'nin istikrarlı futbolu yaşadığı hayatın bir aynası..

KISACA HENRY::.

Thierry Henry 17 Ağustos 1977'de Les Ulis, Fransa'da doğdu.. Henry forvet olarak Premier League takımı Arsenal'den kulüp tarihinin ve milli takımın en golcü futbolcusu olarak ayrılıp son yıllarda futbol tarihi yazan Barcelona'ya geçti 2007 yılında.

Günümüz futbolunun en dinamik futbolcularından biri olarak görülen Henry modern futbolun ihtiyaçlarını karşılayan bir gol makinası.. Bir forvet olmasına rağmen zaman zaman oyun kurucu özelliğini de gözler önüne seren Henry, bir çok forvetin aksine bencil bir oyun anlayışına sahip değil.. Geleneksel forvetlerin dışında bir görüntüsü olan Henry hava topları da dahil olmak üzere her alanda mücadele ediyor.. Orta sahadan top almayı seven, defansına yardıma giden, ince bilek haraketleriyle çalım atan, serbest vuruşlarda topun başına geçen, kornerlerde kafa golü kovalan Henry, yaratıcılık, hız ve kombinasyonun bir bünyede buluştuğu bir forvet.. Yorulmak nedir bilmeyen Henry, Dünya'nın en zorlu liglerinden biri olan Premier League'de Dünya'nın en iyi golcülerinden biri olmayı başarmış bir yıldız olarak dikket çekiyor..


.::HENRY'NİN HAYATI::.

Henry, profesyonel futbol kariyerine Fransa'nın ünlü Monaco kulübünde başlamadan önce Fransa Futbol Federasyonu'nun futbol akademisi olan Clairefontaine'e gitti.. Şu anda da teknik direktörü olan zamanın Monaco teknik direktörü olan Arsene Wenger tarafından henüz 17 yaşındayken Monaco forması kendisine teslim edildi.. Ancak o dönemde Monaco forvetinden Brezilyalı yıldız Sonney Anderson bulunduğu için Henry, Wenger tarafından kanada yerleştirildi..
Monaco'da ön plana çıkan ve 1997 Ekim'de milli takım formasını giymeye hak kazanan Henry ilk kez Güney Afrika karşısında sahaya çıktı.. 1998 Dünya Kupası'nda fırtına gibi esen Les Bleus'un başarılı isimleri arasında yer alan Henry kaydettiği 3 golle parladı.. 2000 Avrupa Şampiyonası'nı da kazanan ve büyük bir başarıya imza atan Les Bleus'un kadrosunda yine 3 gol kaydeden Henry milli takımın değişmezi ve Avrupa futboluna da kısa sürede damgasını vuracak bir isim olduğunu gösterdi.. 2003 Konfederasyon Kupası'na ev sahipliği yapan Fransa'nın değimez ismi olan Henry kupayı kaldıran milli takımın da sergilediği başarılı performansla "Turnuvanın Futbolcusu" onuruna layık görüldü..

1998 Dünya Kupası'nda kendisinden beklenenin çok üzerinde bir performans sergileyen Henry, İtalyan devi Juventus tarafından Monaco'dan transfer edildi.. 1999 Ocak'ta 14 milyon pound karşılığında Torino devine transfer olan Henry yeniden kanat futbolcusu olarak oynamaya başladı ve yeni tanıştığı katı İtalyan defans anlayışı karşısında zorluk çekti.. Bianconeri'de 12 maça çıkan yıldız futbolcu sadece 3 gol kaydedebildi ve Serie A'da beklediği zevki alamadı..

İtalya'da bekleneni veremeyen Henry, 1999 Ağustos'da 10.5 milyon pound karşılığında mentoru olan Wenger'in yönetimine geçmiş olan Arsenal'e transfer oldu.. Monaco'da kanat oynattığı ve zamanla forvete kaydırdığı genç yıldızından istediği verimi alan Wenger, milli takımda da gol yollarında en öldürücü isim olan Henry'i yeniden forvet hattına oturttu.. İlk maçla başlayan Henry fırtınası günümüze kadar neredeyse kusursuz bir şekilde gelmeyi başardı.. Arsenal'de geçirdiği 7 sezonda Gunners tarihinin en golcü ismi olmayı başardı.. 2005 yazında takım arkadaşı Patrick Vieira'nın Juventus'a transfer olmasıyla birlikte Arsenal'in kaptanı yapılarak onurlandırıldı..


Bir çok otoritenin Arsenal tarihinin ve Avrupa'nın "gelmiş geçmiş en iyi golcüsü" olarak gördüğü Henry 18 Ekim 2005'te Sparta Parg'a kaydettiği 2 golle birlikte Arsenal efsanesi Ian Wright'ın 185 golllük rekorunu tarihe gömerek Gunners tarihinin en başarılı ismi oldu.. Henry, Arsenal formasıyla 190'dan fazla gole imza atarak tarihe geçerken, makalenin başında da belirttiğimiz gibi, bencil olmayan futbol anlayışı ile her zaman takım arkadaşlarını da golle buluşturdu.. Bir çok sezon takımın en çok asist veren oyuncusu olan Henry özellikle 2002 - 2003 sezonunda verdiği 20 asistle göz doldurdu..

Kuzey Londra'da yaşadığı en büyük hayal kırklığı ise 2001 Aralık'ta futbol sahasında ter dökerken Hampstead'daki 2.5 milyon poundluk evinin soyularak 40.000 poundluk eşyasının çalınması oldu..

Bir çok şilt ve ödül almış olan ve takımını rekorlar kırarak şampiyonluğa taşıyan Henry 2003 ve 2004'te FIFA Yılın Futbolcusu ödül töreninde finalist oldu.. Arsenal'i Premier League tabelasında sırtlayan Henry, Futbol Yazarları Birliği Yılın Futbolcusu ödülünü ve PFA Yılın Futbolcusu ödülüne ikişer kez kazandı.. 2004-2005 Arsenal'in Premier League'de şampiyon olamamasına karşın Thierry Henry Avrupa'da Altın Krampon ödülüne peş peşe 2. kez ulaştı.. FIFA Dünya'da Yılın Futbolcusu ödülüne ulaşan Ronaldinho ise ödül töreninde yaptığı konuşmada Henry'i göstererek, Fransız yıldızın bu ödülü hak ettiğini ve onu geride bırakmanın büyük başarıl olduğunu söyleyerek Fransız yıldızı onurlandırdı..


"Yılın Fransız Futbolcusu" ödülüne 2005'te peş peşe 3. kez ulaşan Thierry Henry, 2000'de de kazandığı bu onurla birlikte toplamda 4. kez en tepede yer alan Fransız futbolcu olmayı başardı..

2005'de Dünya'nın en prestijli dergilerinden Time'a konu olan Thierry Henry İngiltere'de yaşamaktan ve Arsenal formasını taşımaktan dolayı son derece mutlu ancak Henry'nin en büyük sıkıntılarından biri Avrupa'nın bir çok ülkesinde olduğu gibi Premier League'de de varolan ve sonu getirilemeyen ırkçı tezahüratlar.. Arsenal günlerinde bunlardan birini anlatırken röportaj sırasında göz yaşlarına boğulmuştu.

VE BARCELONA... NOU CAMP GÜNLERİ....

Eğer bir kez Gunner olmuşsanız hep öyle kalırsınız ve kalmak zorundasınız diyerek ayrıldı Arsenal'den 2007 yazında tam 24 milyon euro'ya, bugünün transfer piyasasını düşününce bedava neredeyse 59 kez Barcelona forması

giydi 31 gole imza attı... Henry hakkında söylenen bir iddia kendisinin müslüman olduğu.. Bir arap kanalına verdiği röportajda bir din seçerse bunun islamiyet olacağını söylemişti 2-3 yıl önce, kimbilir belkide Anelka, Toure,

Keita, Van Persie gibi arkadaşlarından etkilenip müslümanlığı seçmiştir, bu iddiayı güçlendiren bir diğer etmen Henry'nin bazı müslüman futbolcuların yaptığı gibi secde ederek golünü kutlamasıydı.


.::HENRY HAKKINDA SÖYLENENLER YILDIZIN AYNASI::.

"O ayaklarıyla mucizeler yaratan bir büyücü.. Gol kabiliyeti ile kutsanmış bir yıldız.. Hız ve kombinasyonun birleştiği ve hiç bir defans oyuncusunun gününde olduğunda durduramayacağı bir forvet.. Dünya'da onun kadar hızlıkoşuya başlayan biri daha yok herhalde".. Lilian Thuram

"Newcastle Akademisi'nde çocuklara Henry'i izlemeleri söylüyorum.. Hiç bencil değil, çok hızlı ve akıllı, muhteşem bir kalite.. Her zaman rahat ve komforlu bir yapısı var.. İnsanlar arabalarının 0'dan 100 saatte kilometreye kaçsaniyede çıktığını konuşur, Henry de bu arabalara bir örnek.. O sadece bir anda patlıyor.. Saatlerce oturup Henry'i izliyorum ve sıkılmıyorum".. Peter Beardsley

Posted By Reis

Read more...

Tilki kürkçü dükkanında

16 Ağustos 2009 Pazar

Fenerbahçe, resmi siteden Lugano ile anlaştığını duyurdu. Haftalardır Fenerbahçe yönetimini boşlukta bırakan, Avrupada görüşmedik kulüp bırakmayan Lugano, aradığını bulamayınca dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına geri döndü. 4 milyon euro isterim 4 yıl peşin isterim verin bana 16 milyon euro diyen Lugano'nun anlaşması ile ilgili rakamlar belirtilmedi.

Defansta Bilica ile birlikte oynadığında Carlos'ta düşünülürse 3 yabancı solda Santos ve ortada Cristian önlerine Alex, Güiza ikilisi 7 yabancıya ulaşılıyor kulübede Deivid 8.yabancı; bu oyunculardan hangi ikisi yedek kalacak hangisi çıkacak merak konusu.

Posted By Reis

Read more...

Ferguson'dan açıklamalar : Sadece iki rakibimiz var

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Pazar günü oynayacakları Birmingham maçı ile premier lige başlayacak olan Manchester United 4.kez üstüste şampiyon olmak için mücadele edecek. Son iki yılın Şampiyonlar ligi finalisti olan Manchester'ın kurt hocası sezon öncesi futbolcuların form durumları, sakatlıkları ve yeni sezon için görüşlerini sunduğu bir basın toplantısı düzenledi.

Ferguson : Premier ligde sadece iki rakibimiz var; Chelsea ve Liverpool. Üçümüzün üstüne battaniye örtebilirsiniz herşey bu üç takım arasında geçecek demiş. Manchester City'ye yeni bir taş mı yoksa sir ünvanının yanı sıra ''The expert of Premier league'' gibi bir ünvanı da olan Ferguson'dan kehanetler mi?

Posted By Reis

Read more...

Premier lig başlıyor...

Premier lig 2009/2010 sezonunu bugün açıyor, Chelsea-Hull City maçı ile başlayacak şölen 38 hafta sürecek. Son 2-3 yıl içinde Manchester United ve Cristiano Ronaldo'nun domine ettiği Premier lig bu yıl bir hayli garip geçecek. Tevez, Adebayor, Ronaldo, Owen, Toure gibi transferler sonrasında herkes 4 büyüklerin yer aldığı ilk 4 sırayı merakla bekliyor. Kadro yapısı olarak Chelsea diğer rakiplerinden bir adım önde gözüküyor. Gerrard ve Torres ikilisine sahip Liverpool bu ikili ne isterse, neye gücü yeterse onu yapacaktır. Manchester United flaş transfer yapmadı ancak Winner takım olmaları Fletcherlar Oshealer ile bile maç alabilmeleri en büyük silahları. Arsenal iki büyük yıldız kaybetti yerini doldurdu denemez bile ancak Wenger bilmediğimiz yepyeni genç yıldızlarla karşımıza çıkabilir. City için bekleyip görmek lazım ünlüler karması olan takımlar her zaman takım olamıyor. Premier lig bu sene yine izlenesi, seyir zevki yüksek bir lig olacaktır şüphesiz. Zaten en büyük özelliği defansta oynayan stoper arkadaşına pas atmayı beceremeyen adamaların 30-40 metreden yaradana sığınıp attığı akıllara zarar dolu goller ile yeterince ilgi çekici. Ne demişti Tugay ''vallahi Türkiye'de daha iyi şut attığımı düşünüyordum ama hiç gol olmazdı, burda premier ligin havasından mı suyundan mı bilmiyorum vurduğum her top çatala gidiyor'' . Oynayan takımlar kim olursa olsun seyir zevki yüksek,adrenalin sağlayan maçlara imza atmıştır premier lig maçları tüm zamanlarda, bu yıl değişmeyecektir. İşte Premier lig bu diyoruz.

Posted By Reis

Read more...

Sivasspor'dan hayati hamle

Sivasspor, Fenerbahçe ile tanıdığımız Stjepan Tomas ile anlaşmak üzereymiş, Tomas artık 33 yaşına girdi ama Fenerbahçe ve Galatasaray'da oynadığı dönemlerde de 23 yaşında değildi. Bilica Sivasspor'un sadece savunması değil savunma anlayışı içinde önemliydi, Tomas onun boşluğunu ondan daha iyi dolduracak uygun bir aday olur. Olimpiyat stadında ki Fenerbahçe-Galatasaray maçında süpriz şekilde ilk 11'de başlattı onu Daum. Tomas hocasının güvenini boşa çıkarmadı yaptığı müdahele ve savunma anlayışı ile defansı Kanije kalesine çevirmişti. Fenerbahçe'de hırsının kurbanı olup ayrıldı ve Galatasaray ile anlaştı, Galatasaray'ın kazandığı şampiyonluğun her puanında emeği var. Song ile birlikte yaptığı savunma hattı uyum,adaptasyon modernlik gibi bir çok etmeni birleştirmişti. Büyük takımlarda Tomas gibi oyuncular zaman zaman idari hatalarla kaybolabilir bunun sayısız örnekleri var. 33 yaşındaki Tomas Sivasspor için mükemmel tercih olacaktır, hem ne demiş FM ''bir defans oyuncusunun en verimli çağı 28-34 yaş arası'' bize laf düşmez.

Posted By Reis

Read more...

Nerede bu Nijerya !

14 Ağustos 2009 Cuma

Bir zamanlar bir Nijerya vardı? 94 Dünya kupası ile daha çok tanıdığımız ve sevdiğimiz, o takımın yerinde şimdilerde yeller esiyor, Nijerya Türkiye liginde sıradan bir takım hüviyetine büründü. O rüzgar ile Türkiye'ye gelmiş ve unutulmayan yıldızlar ise halen unutulmadı, Daniel Amokachi, Uche, Jay Jay Okocha takımlarına çok şey katmış ve efsane olmuş Nijeyalılardı. Taribo West, Yekini, Amokachi, Okocha, Uche, Kanu gibi unutulmayan yıldızlar artık dünya futbolunda neredeyse yoklar. Futbola değişik bir tat bir lezzet katan Nijerya'lılar artık revaçta değiller 2006 dünya kupasını evden izlediler.

Son dönem Nijeryalı'lar içinde Martins, Yakubu, Mikel gibi bilinen isimler tanınan oyuncular ancak dünya futbolunda Nijerya rüzgarı estiği dönemlere göre bu oyuncular esinti bile yaratamıyor. 37 gol ile Nijerya'nın en golcü oyuncu halen Rashidi Yekini, faal futbol içinde olan ve ona en yakın isim ise 17 gollü Yakubu. Ülkemizde en son İstanbul'da Fenerbahçe'ye attığı 3 golle yıldızlaşan Julius Aghahowa sayesinde Nijerya'yı hatırladık.

2010 Dünya kupasında onları eskisi gibi görmek için umutlananların elindeki tek koz, kazanmak isteyen genç Nijerya kadrosu. 140 milyondan fazla nüfusa sahip ülkede potansiyeli farkedilmemiş Yekini'ler, West'ler Okocha'lar Kanu'lar dünya futbolunu uzaktan izlemekte.

Posted By Reis

Read more...

Geçmiş olsun Ümit Özat

Fenerbahçe'ye sıradan bir oyuncu olarak geldi, stoper oynadı, ortasahaya geçti Fenerbahçe'nin Roy Keane'i olacaktı ki Daum onu sola çekip solbek yaptı, sağ ayağıyla devşirme solbek kavramı onunla yeniden doğdu. Fenerbahçe taraftarı değerini bildi desek yalan olur, hatta AZ maçında ıslıklandı bile ! Kaptan yılmadı hiçbirzaman. Gerçek Fenerbahçe taraftarı onu çok seviyordu ve bunun bilincindeydi Fenerbahçe'deki son maçında Ankaragücü'ne golünü attı gözyaşları ve 100.yıl şampiyonluk kupasıyla ayrıldı Fenerbahçe'den, Sabri bile solbek olarak oynadı ama ligin en istikrarlı solbeki milli formaya hasret olarak Almanya'nın yolunu tuttu. Geçtiğimiz yıl fenalık geçirip saha ortasına yığıldığında hepimizin içi burkuldu, kaptan ayağa kalktı ama futbolu bıraktı, yardımcı antrenör olarak futbolun içinde kaldı, ama anlaşılan futbol içinde kalmış kaptanın ve yine sahanın ortasına yığılmış kalmış, şu an durumu iyi kendini çok yorduğunu ve futbola olan özlemini dile getirmiş. Adam gibi adamlardan biridir Ümit Özat, geçmiş olsun Kaptan...

Posted By Reis

Read more...

Turkcell Süper Lig 1.Hafta Değerlendirmesi

11 Ağustos 2009 Salı

Turkcell Süper ligde ilk hafta başladı, tabi Ağustos ayında yolda yürümeye imkan vermeyen sıcaklar altında harika futbol beklemedi hiçbir futbolsever ama galibiyet soğuk bir içecek etkisi yaptı. 20 golün atıldığı ilk haftada 76-90 arası dakikalar en çok gol görülen dakikalar oldu, ligimizin gol ortalaması lig tarihinde 2,42 ve sezon başı olmasına rağmen bu istatistik bizi umutlandırdı gelecek haftalar için. Denizli'de aldığı galibiyet ile ilk hafta lideri olan Fenerbahçe için daha önemli gelişme ise Güiza oldu ligin ilk maçında henüz 1.dakikada attığı golle sezonu erken açtı. Şampiyon Beşiktaş ise Olimpiyat stadında aldığı beraberlik ile lige 2 puan kaybederek başladı.

Herşeye rağmen özlemişiz Süper ligi...Futbolu...

1.Hafta sonuçları:

Büyükşehir Belediye : 1-1 : Beşiktaş
Antalyaspor : 0-1 : Ankaraspor
Diyarbakırspor : 2-2 : Ankaraspor

Sivasspor : 1-2 : Trabzonspor

Gaziantepspor : 2-3 : Galatasaray

Bursaspor : 2-1 : Kasımpaşaspor

Gençlerbirliği : 0-0 : Kayserispor

Manisaspor : 0-0 Eskişehirspor

Denizlispor : 0-2 : Fenerbahçe


Fenerbahçe sezonun en hazır takımı gibi gözüküyordu kısa süre içinde 4 önemli maçtan oluşan seriyi kayıpsız atlattı. Denizlispor karşısında Bilica ile başlayan Alex'in akıl dolu pası ile devam eden Güiza'nın öldürücü vuruşuyla biten ilk dakikadaki bu atak dakika bir gol bir dedirtti kanaryalara. Maçın genelinde Honved maçındaki dağınıklığından kurtulan Bilica, Alex ve Güiza en etkili isimlerdi. Yeni transferler ise bu maçta sınıfta kaldı, Cristian maç içinde uzun süre kayboldu, Santos ise inanılmaz goller kaçırdı ayrıca mevkisi neresi Vederson'dan mı bilinmez kendi mevkisi hariç her yerde oynadı.Fenerbahçe sonuç olarak; bütün halinde maçı bırakmadan mücadele etti, Denizlispor ise bu anlayış ve kadro ile ligi bitiremez gibi gözüküyor. Bol gol görmek isteyen Galatasaraylılar bu hafta Ali Sami Yen'deki maçı kaçırmasın.

Galatasaray ise Antep deplasmanında öne geçip rahatladım dediği anlarda maç mı gitti dedi. Henüz lige başlamadıkları kesin, %100 isabet olsa da transferler henüz hazır değil.Baroş'un Arda'ya attırdığı golde her iki oyuncunun uyumu harikaydı Arda'nın son vuruşu gibi. Sabri yine yenilen bir golde başrol oynadı. Gaziantepspor Tabata, Beto ve Julio Cesar ile kurduğu hücum hattı ile Galatasaray'ı oldukça zorladı. Leo Franco kariyerinin en güzel gollerinden birini ilk maçında yedi, Julio Cesar öyle bir vurdu ki topu görmek imkansızdı. Arda ile hakem arasında geçen diyalogda bir hayli ilginçti. Galatasaray'ın henüz lige başlamadığı açık ama hücum hattı şekillenmeye başladı.

Beşiktaş lige kayıpla başladı, kapının önüne koyduğu İbrahim Akın öyle bir gol attı ki Avrupada haftanın en güzel golleri listesine girmeye aday, son olarak Yusuf'u çalımlaması ise manidar oldu. Beşiktaş'ın acil olarak bir oyun kurucuya ihtiyacı var bu aşikar, yada taktik değiştirmek işe yarayabilir ancak o durumda önemli hücum oyuncuları kenarda bekleyebilir. Mustafa Denizli böyle kaoslardan çıkmakla ünlüdür zaten işini bilir, Ernst ve Fink'ten oluşan Alman patentli ortasahanın önünde neredeyse Mustafa Denizli hariç herkes oynuyor, bu karışıklık iyi bir hücüm oyuncusu ile çözülmeli yoksa şampiyonlar ligi iyi anılar bırakmayabilir.

Trabzonspor, takımı dağıtan har vurup harman savuran Sivas ile en uygun zamanda karşılaştı, maçlarda kopuk performanslar sergileyen Sivas kendi sahasında organize olamadı gitti maç boyunca.Kamanan'ın attığı garip gol ile beraberliği yakaladılar ama maçı hakettiler demek Trabzonspor'un mücadelesine haksızlık etmek olur. Trabzonspor'da Selçuk İnan ligin en iyi Türk ortasaha oyuncularından birisi, belki takımı şampiyon yapacak kadar fantastik değil ama mutlaka birşeyler yapıyor. Söz konusu Trabzonspor ortasahası olunca Hüseyin Cimşir'in yerine kimi koysanız yıldız olur demekte uygundur. Selçuk ve Alanzinho dışında hücumu şekillendiren olmayınca Trabzonspor'da maçın genelinde bu sene bu işi götürür dedirtmedi. Ersun Yanal'ın hediyesi Ceyhun attığı golle gözlerimizin pasını sildi Türkiye liglerinde Türk oyunculardan böyle goller görmek insanı mutlu ediyor, direkten dönen şutu ise harikuladeydi.

Haftanın en ilginç maçlarından bir diğeri de Diyarbakırdaydı. Aslında maçı ilginç yapan sol taraftan sola, sağ taraftan sağa attığı 2 muhteşem frikik golü ile Ceyhun Eriş'ti.Sezonu olaylı şekilde açan Ankaragücü biraz daha derli toplu olabilse 3 puanı alabilirdi. Bursapsor yediği golden sonra yaptığı baskı ve ele avuca sığmaz golcüsü Sercan ile skora gitti. Manisa deplasmanında kaçırdığı gol ise yeni es-es li Ümit Karan'a yakışmadı.

Haftaya damga vuran oyuncu Fenerbahçe'nin yeni Deivid'i Daniel Güiza'ydı.

1.haftanın en güzel 5 golü ise;

1- Julio Cesar / Gaziantepspor-Galatasaray
2- İbrahim Akın / B.Belediye-Beşiktaş
3- Daniel Güiza / Denizlispor-Fenerbahçe (1.gol)
4- Ceyhun Gülselam / Sivasspor-Trabzonspor
5- Arda Turan / Gaziantepspor-Galatasaray

Ceyhun Eriş'in füzeleri ise özel olarak onurlandırılması gereken gollerdi.

Posted By Reis

Read more...

antu.com'dan isyan !


Hani derler ya çiçek dalında güzeldir diye, işte kitleleri peşinden sürükleyen futbolda stadyumda güzel, maça gidiş hikayeleri,biletinizi cebinizde özenle saklamanız, tren yolculukları,otobüs yolculukları,deniz seyahatleri artık metrobüs seferleri... stat önündeki seyyar köfte kokuları lisanssız kaşkollar,formalar....vs. Büyüklerimiz bayram günlerini anlatırken bir şenlikten bahsederler ya işte maç günleri stadyum çevresi böyle bir şenlik havasındadır. İnsanlar çocuklarını eşlerini götürmek o temaşa zevkini birlikte yaşamak isterler en yakınlarıyla...

Malesef açlık sınırı, yoksulluk sınırı birbirine karışan ülkemizde dar gelirli yoksul insanların biraz olsun yüzünü güldüren derdini unutturan en büyük ilaç futbol. Bu ilacın en etkili olduğu yerde stadyum, fakat özellikle büyük kulüplerin maç biletlerinde uyguladığı fiyat politikası, taştan kale yapıp maç yapan mahalle maçlarını bile heyecanla izleyen insanımızı ilaçsız futbolsuz bırakmaya itiyor. Toplumda sosyal uçurum zaten gitgide açılırken, en büyük sosyal kurumlardan birisi olaması gereken futbol kulüpleri bu uçurumu daha da büyütüyor. Yüksek bilet fiyatı deyince Türkiye'de akla gelen ilk kulüp ise Fenerbahçe şüphesiz, sıradan lig maçlarında bile yüksek fiyat uygulaması sürüyor ve bir çok insan bu fırsattan mahrum kalıyor. En ucuz bilet kale arkası tribünü ve 55 TL en yüksek bilet fiyatı 265 TL ile Fenerium alt D blokları....Bırakın 265 TL lik yerleri, günde 55 TL kazanamayan milyonlarca kişinin yaşadığı şehirde bu uygulama el insaf dedirtiyor. İstanbul'un diğer iki büyük takımında da durum farklı değil ancak Fenerbahçe bu konuda açık ara önde. İnsaf dedirten bu duruma insafı yine bir iç ses söylemiş, binlerce üyesi ile Fenerbahçe taraftarlarının en güçlü sesi; antu.com Fenerbahçe yönetimine inceden değil kalınından bir eleştiri gönderip insaf demiş işte antu.com'un yazısı:

Geçen yıl bu vakitler 32 bin kombine satıldı, bu yıl 22 bin... Geçen sene biletler 44 TL idi, kale arkası tribünler bir kaç maç hariç hiç dolmadı. Bu sene 55 TL`lik biletlerle durumun daha da vahim olacağı aşıkar. Bu bilet politikasıyla nereye varılmak isteniyor anlaşılır gibi değil. Antu.com olarak yıllardır bu konuya mantıklı bir çözüm getirmek için uğraştık. Büyük Avrupa kulüplerinin bilet satış sistemlerini araştırıp, bize uygun bir model geliştirmeye çalıştık. Bunları yönetimimize ulaştırdık. Ancak olumlu hiç bir karşılık alamadık. Sayın başkan ve yönetimimizin, bunun tehlikeli ve Fenerbahçemizi giderek küçültecek bir gidişat olduğnunun bir an önce farkına varmasını diliyoruz. Milyonlarca taraftarı olan Fenerbahçemizin, pahalı bilet fiyatları yüzünden boş tribünlere oynaması, önce O`nun için bu kadar emek veren, mesai harcayan sizlerin içini sızlatması gerekir. Eğer gereken önlemleri almazsanız, artık Fenerbahçe maçlarını izlemek orta gelir grubuna mensup taraftarlarımıza bile lüks olacak. Belki de bu son zamdan sonra oldu bile.


Posted By Reis

Read more...

Milan'da hasret bitti

10 Ağustos 2009 Pazartesi


Milan aylardır sürdürdüğü transfer çalışmalarını sona erdirdi ve Stuttgart'ın kapısından dönen Huntelaar'ı Rossineri yaptı. Ajax'ta yaptığı patlama ile büyük takımlardan birini hakeden Huntelaar Real Madrid'te doğru yerde ama yanlış zamanda olmanın cezasını çekti. 19 maçta 8 gol attı ama kalitesi tartışılmaz. Her ne kadar Pirlo takımın şampiyonluğa ulaşacağını bu sebeple Chelsea'ye gitmediğini iddia etse de, bunun sadece iddia olduğu ortada, Pirlo gibi futbolu beyin ayak düzeneği ile oynayan birisinin bunu söyleme amacı takımı toparlamak olsa gerek, Yönetim aynı özveriyi ve titiz çalışmayı transferde göstermiş olsa Milan kadrosu böyle zayıf kalmazdı. Halen kalede Kalac'ı oynatıyorlar oysa Kalac İtalya'da part-time iş bile alamaz. Defansta elle tutulur tek isim Nesta, Juventus'lu Zambrotta olmayı başaramayan Zambrotta Nesta'dan sonra geliyor savunmada. Ortasaha'da asist özelliği play maker özelliği deyince tek isim Pirlo... Fiorentina bile bir çok yönden kadro üstünlüğü kurabiliyor Milan'a karşı. Son on yılda iki final bir şampiyonlar ligi şampiyonluğu artık taraftarı memnun etmiyor. Kaka'yı satmak yerine Berlusconi Milano'da bir toprak parçası verseydi Real Madrid'e acaba ses bombalı tepki olurmuydu merak edilesi bir durum. İki yıl önce San Siro'da o zamanın genç ve yetenekli Arsenal kadrosunun çaresiz duruma bıraktığı Milan, anlaşılan bu tip maçları özlemiş gözüküyor.

Posted By Reis

Read more...

Juan Sebastian Veron - Argentina


Bir Arjantin efsanesi Juan Sebastian Veron, Estudiantes ile Latin Amerika'nın en büyük kupasını kazandı ödülü elbette futbolunun son yıllarına iyi bir sözleşmeydi ve o sözleşme teklifi geldi ancak büyük oyuncu olmanın yanında iyi bir insan, iyi bir vatansever, iyi bir futbol aşığı olduğunu tam da o sözleşme sırasında gösterdi. Veron aldığı ücretin %40'ını altyapı takımına bağışladı ve herkes kolları sıvamalı Arjantin futbolu krizde dedi. Maradona'dan beri futbolcunun böylesi hep sevilmiştir sevilecektir.

Posted By Reis

Read more...

Adam olacak çocuklar # 4











Posted By Reis

Read more...

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP