Related Posts with Thumbnails

ROBERTO BAGGIO

9 Temmuz 2009 Perşembe

Roberto Baggio...

Roberto Baggio.... İsmini duyunca akıllara hep üstten auta gönderdiği 94' Amerika Dünya Kupası finali gelir. Oysa Onun adının kaçan penaltıdan daha anlamlı olduğunu bilen milyonlarca hayranı ile büyük bir futbol devrimidir Roberto Baggio...

18 subat 1967'de Caldogno kasabasında fiorindo baggio ve mathilda baggio'nun oglu olarak doğan 90'ların en büyük futbol yeteneklerinden.. Futbolu para veya şöhret için degil, sırf ona derin bir tutku ile bağlı oldugu için oynamış olan bir efsane. 1994 Amerika Dünya kupasında kritik gollerle italya'yı finale kadar getirdi, ancak yarı finalde sakatlanmıştı ve doktorlar kesinlikle oynayamacağını söylemişti, ama yine de finalde sahne aldı.

Amerikan'nın sıcağında bütün dünya izlesin diye gündüz vakti oynanan maç tatsız ve golsüz bitmişti. Baresi gibi ünlü futbolcularda penaltı kaçırdı ama bütün dünya Roberto Baggio'nun penaltıyı Taffarel'in üstünden dışarıya gönderdiği an boynunu büküşüne kilitlenmişti. Roberto Baggio "penaltı atışlarını sadece onları atmayı deneyen cesurlar kaçırır!"diyerek yıllar sonra bile o anı unutmadığını gösterdi. Final onun kaçırdığı penaltı ile kaybedildi demek yerine Brezilya'nın şampiyonluğu onun kaçırdığı penaltı ile anlam kazandı demek daha doğru.

Baggio ailesi kalabalık bir aileydi 8 kardeşe sahip olan Roberto bunun yararını özgür olarak ve kendini futbola vererek gördü. Okuldan geri kalan tüm zamanını futbol sahasında geçiren Baggio ilk kez 9 yaşında Caldogno kasabasının takımında futbola başladı. 1982 yılında 6 gol birden attığı Leva maçında dikkatleri üstüne Çekti ve Vicenza tarafından transfer edildi. ilk iki sezon çok fazla oynamamasına rağmen 16 yaş milli takımına çağrıldı.

1984-1985 sezonunda Vicenza adına 22 gol kaydetti ve Vicenza serie b'ye çıktı. Aynı sezon içinde İtalya genç milli takımına çağrıldı ve sezon sonu Fiorentina'ya transferi gercekleşti.Baggio Fiorentina'da ilk sezonunda ayağını kırdı..İdol olarak Zico'yu seçtiğini belirten Roberto, süper yıldız olmasında ayağını kırdıgı zaman yaşadıklarının çok önemli bi yeri oldugunu söyler.

ilk golünü 10 Mayıs 1987 yılında Napoli'ye karşı attı, aynı sene Budizm'e yönelmeye başladı soka gakkai tarikatinin üyesi oldu. Katıldığı bir TV programında bir anne Roberto'ya ne olur özel hayatını TV'lerde anlatma oğullarım seni çok seviyor ve ne yapıyorsan aynısını yapıyor ve Budizme merak sarıyorlar diyerek Roberto Baggio'nun İtalyan halkı üzerindeki etkisini gözler önüne sermiştir.

1987-1988 sezonunda iyice farkedilmeye başlandı 30 lig macında 15 gol atmış 10 italya kupası macında da 9 gol..ve İtalya milli takımının Hollanda ile yapacağı maç için kadroya çağrıldı.

1989-1990 yılında attığı 19 gol ve Fiorentina ile uefa kupası yarı finali yazdırdı kariyer sayfalarına.

1990 yılında Fiorentina onu 17 milyon dolar karşılıgı juventus'a sattı. İtalya'da dik kafalılığıyla tanınan, Fiorentina taraftarının taptığı dahiyane futbolcunun satışı İtalya'da adeta hayatı durdurdu 3 gün boyunca floransa sokaklarında terör esti kulüp binası taşlandı. 50'den fazla taraftar yaralandı.

İtalya 90'da milli takıma çağrıldı,ama ilk maçlarında yedekti İtalya kendi ülkesindeki turnuvada iyi oynamıyordu ilk iki maçında 1-0'lık sıkıcı galibiyetler aldılar. Bunun üzerine teknik direktor Azeglio Vicini onu Toto Schilacci'nin arkasında hücuma yönelik oynattı ve bu hamle İtalya'ya büyük heyecan ve iyi oyun getirdi. Baggio turnuvanın en güzel golünü Çekoslavakya'ya karşı attı ve İtalya'yı Arjantin'e rakip yaptı.

Dünya kupalarının en ilgi çekici maçı Napoli'deydi ve Maradona fanatiği Napolililer Arjantin'i destekleyecekti. İtalya ikinci şoku ise Baggio'nun maça yedek başlamasıyla yaşadı. Vicini Baggio'yu yedek bırakmasını yorgun olmasına bağladı, ama Baggio ''23 yaşındaydım ve çimleri yiyecek kadar futbola açtım'' diyerek konuyu kendine has bir şekilde kapattı. Baggio 1-1 bitip italya'nın penaltılarla elendigi maçta oyuna ikinci yarıda dahil oldu ve penaltılarda attığı penaltıyı gole çevirdi.

Juventus'daki ilk sezonunda 47 macta 27 gol attı, 1992'de finalde attıgı golle Juventus'a uefa kupasını kazandırdı ligde de 21 gol attı.1993'de avrupa'nın en iyi oyuncusu seçildi sezon boyu 22 gol attı.

juventus formasıyla çıktığı ilk Fiorentina maçında, takımının kazandığı penaltıyı atmayı reddeden ve yerine geçen oyuncunun penaltıyı kaçırmasıyla Juve'lilerden iyice tepki toplamıştı. Teknik direktörü olayın büyümesini önlemek istedi Baggio'yu bir kaç dakika sonra oyundan almıştı. Salına salına çıkış tüneline doğru giderken tribünlerden atılan Fiorentina atkısını boynuna geçirmiştir. Dünyaya eşi benzeri az gelen bir futbol efsanesi. Baggio eski takımı Fiorentina'ya karşı oynadığı maçlardan önce sahaya Fiorentina kaşkolüyle çıkmıştır. Fiorentina taraftarları ''ona sadece biz sahibiz'' (malesef sonra herkes oldu) diye bir tezahürat yazmıştır Baggio adına.

94 Amerika sonrası italya'ya dönüşte Baggio'nun sakatlıgı onu zorlamaya başladı cok zaman yedek başladı maclara ama genede Juventus ile İtalya kupası ve lig şampiyonlugunu aldı.

1995'de önemli bir karar vererek Milan'a geçti.Durgun geçirdiği 2 sene hayranlarını üzmüştü, Baggio Bologna'ya transfer oldu 26 macta 22 golle yeniden doğdu. 1998 Fransa dünya kupasında halk ve basının yoğun baskısıyla Cesare Maldini onu milli takıma cağırdı..İlk maçında İtalya'nın Şili'ye karşı kazandığı penaltı vuruşu icin topun başına geçti, milyonlarca İtalyanın aklına 94 amerika dünya kupası geldi Baggio topun başına geldi karşısında çılgın kaleci Chilavert vardı penaltıyı gole çevirdi ve 4 senelik baskıyı üstünden attı. Daha sonraki maçlara yedek çıkmaya başladı ve İtalya gene penaltı atışları sonucu evsahibi Fransa'ya elendi.


Kutsal atkuyruğu (codino divino) lakaplı Baggio, aynı sene İnter Milan'a transfer oldu ama yedek kulubesinden fazla çıkamadı ve İnter macerası Brescia'ya transferi ile bitti. Brescia taraftarları onu ''tanrı brescia'da'' pankartları ile karşıladı. Brescia son duraktı ve 37 yaşında Brescia ile futbolu bıraktı.

İtalya'da halen formalarıyla,videolarıyla,resimleriyle sanki futbolu bırakmamış sanmanız olağan. 16 mayıs 2004'te takımı Brescia'nın Milan'a 4-2 yenilmiş olduğu maçta futbolu bırakmış olan efsane oyuncuyu hocası 88'de oyundan aldı San Siro adeta yıkılıyordu herkes ayakta alkışlıyordu Roberto Baggio'yu.

Kariyerinin 300.golünü 16 Kasım 2002'de 3-1 yendikleri maçta Brescia formasıyla Piacenza'ya atan Baggio için bugünün UEFA başkanı Platini, ''ona ne 10 numara ne 9 numara diyebilirsiniz, o 9.5 numaralı oyuncu'' diyerek kendi dilinde tanımlamıştır.

644 maç 292 gol ve 56 milli maçta 27 gol olarak kayıt edilmiştir kariyeri. Baggio dünyanın en rahat kaleci çalımlayan oyuncularından biri olarakta hafızalardan silinmez. Çalım yeteneği üst düzeylerde olan bir futbolcu bile kaleci ile karşı karşıya kaldığında hayalkırıklığı yaratırken Baggio parkta gezer gibi kalecileri çalımlayıp topu ağlara bırakırdı. 3 dünya kupası gören Baggio bu kupada 9 gole sahiptir. Aynı zamanda Avrupa kupalarında 32 golü vardır.Bir frikik uzmanıdır.

Futbolu bıraktıktan sonra Arjantin'de avcılığa başlamıştır. Sıkı bir Boca taraftarı olmasını ise şöyle aktarıyor Roberto : Yağmurlu bir pazar günü arkadaşlarımdan biri ile maç izliyorduk Arjantin'deki evimde. Maçta skor 4-0'dı ve maç Boca'nın stadı La Bombonera'daydı. Boca taraftarları çılgınca eğleniyor takımlarına inanılmaz destek veriyorlardı, arkadaşıma 4-0 önde olmalarına rağmen taraftarlar maçı bırakmıyor eğleniyor destekliyor dedim. Arkadaşı Baggio'yu şöyle yanıtlar ''Roberto gerçekten izliyormusun maçı Boca 4-0 yeniliyor.'' işte bu anda Boca taraftarı olduğunu söyleyerek o stadyumun ona inanılmaz duygular verdiğini söyler kutsal atkuyruğu.

Futbolun içinde olduğu her saniye futbola tutku ile bağlı olan Baggio, emekli olduktan sonra da seçimini futbolun tutku duygularından yana yapıyor.

Futbola ve futbol sevgimize kattığı TUTKU için Roberto Baggio'ya milyonlarca teşekkür az kalır.


Posted By Reis



0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP